Kategori: Yazılar

Двадесет секции, четиридесет заявления и нарастващата дистанция

„в държавите, които не са членки на ЕС, могат да се образуват до 20 избирателни секции…“ „не по-малко от 40 заявления…“ Тези две изречения обобщават същността на приетата промяна. На хартия изглежда като техническа мярка, но на практика засяга един дълбоко човешки въпрос: достъпът до урната. В държавите извън ЕС

Devamı...

Katılımın Engellenmesi mi, İdari Rasyonalizasyon mu? Seçim Kanunu Tartışmasına Eleştirel Bir Yaklaşım

Prof. Dr. Hayati DURMAZ Bir devletin büyüklüğü, sınırlarının genişliğiyle değil, vatandaşının elini en uzak noktada bile ne kadar güçlü tutabildiğiyle ölçülür. Ancak bugün Sofya’da esen siyasi rüzgarlar, bu bağı güçlendirmek yerine koparmaya niyetli görünüyor. Vazrazhdane (Yeniden Doğuş) partisi tarafından Parlamento Hukuk Komisyonu’na taşınan Seçim Kanunu değişikliği teklifi, Avrupa Birliği dışındaki

Devamı...

Demokrasinin Sınır Ötesi Sınavı: Sandık Kısıtlamaları ve Eşit Vatandaşlık İlkesi

Dr. Nedim BİRİNCİ ​Demokrasi, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda devlet ile vatandaşı arasındaki güven sözleşmesidir. Ancak Bulgaristan Seçim Kanunu’nda yapılması planlanan ve Avrupa Birliği (AB) dışındaki ülkelerde sandık sayısını 20 ile sınırlandırmayı öngören değişiklik teklifi, bu sözleşmeyi ciddi bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Rafet Ulutürk’ün “Diğer Bulgaristan” olarak

Devamı...

Manisa’da “Toprak Ana” Projesiyle Öğrenciler Doğayla Buluştu

Berna KAYA MANİSA – Manisa’nın Kırkağaç ilçesine bağlı Alacalar Köyü’ndeki Alacalar İlkokulu’nda yürütülen “The Blessings that Mother Earth Offers to Her Children – Toprak Ana’nın Çocuklarına Sunduğu Nimetler” adlı e-Twinning projesiyle öğrenciler, doğa, sağlık ve çevre bilinciyle buluşturuldu. 2023–2024 Eğitim Öğretim yılında Müdür Yetkili Sınıf Öğretmeni Fatih Sağlam’ın kuruculuğunu üstlendiği

Devamı...

Rumeli’den Yükselen Ses; Bulgaristan Türküleri ve Tehcir

BULTÜRK Derneği genel merkezinde gerçekleştirilen buluşma, takvimlerde sıradan bir gün gibi görünse de, içeride yaşananlar bir programın çok daha ötesindeydi. Bu, bir toplantı değil; hafızanın tazelendiği, kimliğin yeniden hatırlandığı, ortak geçmişin geleceğe taşındığı anlamlı bir buluşmaydı. Toplantı, BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş’ın moderatörlüğünde saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Devamı...

Liderlikte Kuş Tüyü Etkisi Nedir?

Berna KAYA Kuş tüyü hafiftir, ama yönü değiştirir. Ekipten biri fark edilir bir başarı gösterir; lider bunu görmezden gelir. Kimse sesini çıkarmaz. Bu küçük an, zamanla güveni aşındırır. Kuş tüyü etkisi, reklam ve marka iletişiminde sıkça kullanılan bir kavramsal çerçevedir; temel varsayımı şudur: algıyı büyük hamleler değil, küçük temasların sürekliliği

Devamı...

Dil: Ayna mı, Bıçak mı?

Berna KAYA İnsanlar çoğu zaman doğruyu aramak için değil, kendi yetersizliklerini bastırmak için ahlaka sarılırlar. Anlamaya çalışmak yerine damgalarlar. Zayıf olan, güçlüyle yüzleşemez; o yüzden iyi ve kötüyü icat eder. Merak yerine yargı, diyalog yerine etiket, soru yerine infaz gelir. “Yanlışsın” demezler; “Sorunlusun”, “Fazlasın”, “Uygunsuzsun” derler. Bu, sürünün dilidir. Sürü,

Devamı...

İtibar Yukarıdan Başlar: CEO’nun Gölgesi Şirketten Uzundur

Berna KAYA Kurumlar çoğu zaman itibar krizlerini dışarıda arar. Medyada, sosyal ağlarda, rakiplerde… Oysa en büyük itibar riski genellikle içeridedir; en üst katta, en az konuşulan yerde. “Balık baştan kokar” sözü, itibar yönetimi söz konusu olduğunda bir deyim değil, bir gerçektir. Bir şirketin lideri kurumsal itibarı önemsemiyorsa, o kurumda çalışanlardan

Devamı...

Bir Kentin Sesi Ne Kadar Yüksek Olmalı?

Berna KAYA Alaçatı’nın Ritmi Bozuluyor Sizin de dikkatinizi çekti mi, son dönemlerde Alaçatı’da olanlar? Bir zamanlar insanı yavaşlatan, sokaklarında yürürken nefes aldıran o tanıdık his… Taş evlerin gölgesinde akan sohbetler, müziğin mekânla uyumlu olduğu akşamlar, sabahın kendine ait sessizliği… Neydi Alaçatı’yı Alaçatı yapan? Bugün bu soruyu sormamızın nedeni bir şikâyet

Devamı...

Ahmed Şerif Şerefli (1 Ocak 1926 – Mart 2000)

  İbrahim SOYTÜRK Ahmed Şerif Şerefli, 1 Ocak 1926 tarihinde Bulgaristan’ın Torlak köyünde (bugünkü Çar Kaloyan) doğdu. İlkokulu doğduğu köyde, liseyi Razgrad’da tamamladı. Daha sonra Bulgaristan Müslümanlarının din görevlisi ve öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş olan Şumnu’daki Nüvvab Ruhani Okulunda öğrenim gördü. 1953 yılında Bulgaristan’da Türkçe yayımlanmaya başlayan “Eylülcü Çocuk”

Devamı...

Bulgaristan’da Türk Doğmak

BULTÜRK Derneği’nin düzenlemiş olduğu Türk tarihinde yaşanan soykırımlar temalı resim sergisini gezerken insanın gözünün önüne yakın tarihimizin en acı sayfalarından biri geliyor: Bulgaristan’da yaşananlar…   Tüm olan bitenler bir film şeridi gibi akıp geçti gözlerimin önünden. Ve yüreğimin derinliklerinden bir çığlık koptu:   Bulgaristan’da Türk doğmak…   Bulgaristan’da Türk doğmak,

Devamı...

Sembollerle Değil, Ortak Değerlerle Yaşamak

Bugün Türkiye’de düşünmenin yerini refleksler, konuşmanın yerini etiketler aldı. Bir cümle kuruyorsun, hemen bir parti rozeti yapıştırılıyor. Osmanlı’yı sevdiğini söylüyorsun, “AK Partili” ilan ediliyorsun. Bozkurt işareti yapıyorsun, “MHP’li” oluyorsun. Atatürk’ten bahsediyorsun, “CHP’li” damgası vuruluyor. Sanki bu toprakların tarihi, değerleri ve sembolleri belli partilerin tapulu malıymış gibi… Oysa gerçek çok daha

Devamı...

AI Çağında İçerikte Güven Nasıl Kurulur?

Berna KAYA Bilgi çoğaldıkça, güvenin kaynağı değişti. Bugün mesele ne bildiğin değil, neyi yaşayarak öğrendiğin. Son zamanlarda bilgi bir açık büfe gibi. Sunumu şık, tabaklar parlak, içerik bol. Ama tuhaf bir şey var: Tokluk hissi yok. Burada asıl soru şu: “Ne biliyorsun?” değil, “Bildiğini neye dayanarak söylüyorsun?” Bu ayrımı yalnızca

Devamı...

Geçmişten Günümüze Bulgaristan Türklerinin Siyasal ve Toplumsal Dönüşümü

Aysu AKBAŞ Tarih yalnızca geçmiş olayların kronolojisi değil; toplumların kolektif hafızası ve siyasal yönelimlerinin temel belirleyicisidir. Bu açıdan bakıldığında Bulgaristan Türklerinin tarihsel deneyimi iki eksen üzerinde şekillenmiştir: direniş ve yeniden doğuş. Bugün yaşanan gelişmeler, bu uzun süreli tarihsel çizginin yeni bir aşamasına işaret etmektedir. Tarih Boyunca Göç ve Siyasal Dönüşüm:

Devamı...

Dünya Yeni Düzenin Eşiğinde

Berna KAYA The Economist’in kapağı, 2026’ya girerken dünyanın hangi gerilimlerin arasında sıkıştığını değil, hangi yönde yeniden şekillendiğini anlatıyor. Kapağa ilk baktığınızda muhtemelen benim gibi şaşırıyorsunuz: Her şey birbirine karışmış. Savaş var, teknoloji var, sağlık var, ekonomi var… İnsan bakacak yer bulmakta zorlanıyor. Ama ben o görüntüyü bir kaos olarak görmüyorum.

Devamı...

Hayat Bu: “Geçiyor İşte”

Gülten RAYİMOĞLU Hayat, hepimiz için farklı anlamlar taşır ama özünde hep aynı şeydir: Akıp giden bir nehir. Bugün burada, yarın başka bir yerde; bir gün mutlu, bir gün hüzünlü… Zaman, hiç durmadan ilerlerken, biz farkında bile olmadan dün olur bugün, bugün olur yarın. Hayat dediğin, biraz dünden, biraz bugünden, biraz

Devamı...

Hayat ve Dünyanın Hızı: Ayak Uydurmak Ya Da Geride Kalmak

Hamiyet ÇAKIR Dünya hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor ve gelişiyor. Teknoloji, ekonomi, kültür ve hatta insanlar… Her şey sürekli bir dönüşüm içerisinde. Eğer bu hıza ayak uydurmazsanız, geride kalmanız kaçınılmaz olur. Ancak mesele sadece bu hıza yetişmek değil; aynı zamanda bu hızın getirdiği değişimle nasıl başa çıkacağınızı öğrenmek. Çünkü hayat,

Devamı...

Haftanın İlk Sabahı: Herkesin Kendi Işığı

Gülten RAYİMOĞLU Takvimler yeni bir haftanın ilk gününü gösterirken şehir, her zamanki telaşıyla uyanıyor. Aynı sabah, aynı sokaklar, aynı gökyüzü… Ama insanın sabahı hep farklıdır. Çünkü her birimiz güne kendi hikâyemizin yüküyle, beklentisiyle ve umuduyla başlarız. Kimi için sabah, yarım kalan hayallerin yeniden filizlenme ihtimalidir. Umudun kapıyı çalmasıdır sabahlar…Kimi içinse

Devamı...

“Türk Töresi” Füzuli’de: yaratıcı ve öğretici üç günlük eğitim programı

Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan bölgesi Füzuli şehrindeki Kurmangazi Çocuk Yaratıcılık Merkezi’nde Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı’nın mali desteğiyle “Türk Dünyası Kültürü” kamu birliği tarafından hayata geçirilen “Türk Töresi” uluslararası yaz okulu projesi 25-27 Ekim tarihlerinde başarıyla tamamlandı. Projenin amacı, işgalden kurtarılan bölgelerde yaşayan öğrencilerin yaratıcılık, sosyal ve zihinsel

Devamı...

Hallederiz Kültürü

Berna KAYA “Ne istersen, hallederiz.” “Ne istedin de halletmedik?” Tanıdık geliyor mu? Bu iki cümle, bir oyalama tekniğinin fragmanı gibi: alıştırıyor, yanıltıyor, umut veriyor. Herkes herkesi bir şeylere alıştırıyor. Önce “Hallederiz” diyoruz, sonra ne hal çaresini biliyoruz ne de sorumluluğu alıyoruz. Gündelik hayatın içinde, fark etmeden kurduğumuz küçük cümleler var.

Devamı...