Gençler, Korumadığınız Hiçbir Şey Sizin Olamaz

İbrahim SOYTÜRK Gelecek, her zaman gençlerin ellerinde şekillenir. Ancak bu gelecek; yalnızca hayal etmekle değil, korumakla, sahip çıkmakla ve değer bilmekle inşa edilir. Gençlik, bir toplumun enerjisi ve umududur. Fakat bu enerji, sadece ileriye bakmakla değil; geçmişten gelen mirası anlayıp korumakla anlam kazanır. Çünkü korumadığınız hiçbir şey sizin olamaz. Bir

Devamı...

3 Mayıs Türkçülük Günü 🇹🇷

3 Mayıs; sadece bir tarih değil, bir fikrin, bir duruşun ve bir bilincin simgesidir. Türkçülük; köklerimizi unutmadan geleceğe yürümek, dilimize, kültürümüze ve milli kimliğimize sahip çıkmaktır. Bu anlayış; ayrıştıran değil birleştiren, geçmişten güç alıp geleceği inşa etmeyi hedefleyen bir düşüncedir. Türkçülük, millet olmanın sorumluluğunu taşımaktır. Ortak bir dilde buluşmak, ortak

Devamı...

Politika Geçer, Siyaset Kalır

Rafet ULUTÜRK Türkiye’de en çok karıştırılan kavramlardan biri “politika” ile “siyaset” arasındaki farktır. Günlük dilde bu iki kelime çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Oysa aralarında ciddi bir ayrım vardır. Politika, çoğu zaman bugünün sorunlarına verilen hızlı, pratik ve dönemsel cevaptır. Siyaset ise toplumun nasıl yönetileceğine, adaletin nasıl kurulacağına, devletin nasıl

Devamı...

Medine’nin Son Nöbeti

Arzu ÜNAL Tarih bazen büyük zaferlerin değil, büyük yalnızlıkların adıdır. Kimi insanlar kalabalık ordularla değil, vicdanlarının omzuna yüklediği ağır bir emanetle yürür. Fahreddin Paşa’nın Medine’deki hikâyesi de böyledir: Bir imparatorluk çökerken, bir komutanın çökmemeye çalışmasının hikâyesi. Ömer Fahreddin Türkkan, Osmanlı’nın son dönem askerlerinden biriydi. Fakat onu tarihin hafızasına kazıyan şey

Devamı...

Hayat Bir Maratondur: Sabır ve Azimle Koşmaya Devam Et

İbrahim SOYTÜRK Hayat, kısa bir koşu değil; uzun, yorucu, inişli çıkışlı bir maratondur. Ne zaman başladığını tam olarak fark ederiz ne de hangi dönemeçte bizi neyin beklediğini önceden bilebiliriz. Bazen güneşli, ferah bir yolda ilerleriz; bazen yağmurun altında ıslanır, çamura saplanır, soğuk rüzgârlarla mücadele ederiz. Fakat hayatı anlamlı kılan da

Devamı...

Yasal Olan Her Şey Helal Değildir

Arzu ÜNAL Modern çağın en büyük yanılgılarından biri, “Yasal ise meşrudur” kabulüdür. Oysa yasal olan ile helal olan her zaman aynı şey değildir. Kanun bir davranışın suç olup olmadığını belirler; helallik ise o davranışın vicdana, hakkaniyete ve kul hakkına uygun olup olmadığını sorgular. Hukuk toplumun düzenini sağlar. Fakat hukuk, ahlak

Devamı...

Doğru Yolda Kaybolmamak: İçsel Pusulanın Sarsılmaz Gücü

Derya YILDIRIM Hayat, ucu bucağı görünmeyen bir okyanus gibidir; bazen sütliman, bazen de fırtınalarla dolu. Bu yolculukta herkes zaman zaman belirsizliklerin sisinde kalır, kararsızlığın kıyısına vurur. Ancak kadim bir bilgelik der ki: “Doğru yolda olan bir insanın kaybolması mümkün değildir.” Çünkü doğru yol, haritalarla çizilen fiziksel bir rota değil; insanın

Devamı...

Alın Teri, Vicdan ve Güç: Osmanlı’da Emek İlişkilerine Yeniden Bakış

Arzu ÜNAL Osmanlı çalışma hayatına dair tartışmalar genellikle iki uç arasında gidip geliyor: Bir yanda “insanı merkeze alan adil düzen” anlatısı, diğer yanda kurumsallaşmamış ve keyfî bir yapı eleştirisi. Oysa hakikat, çoğu zaman bu iki yaklaşımın kesişiminde saklıdır. Osmanlı’da işçi-işveren ilişkileri ne tamamen idealize edilecek kadar kusursuzdu ne de bütünüyle

Devamı...

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun!

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun!  Bugün, emeğin, alın terinin ve dayanışmanın simgesi olan çok özel bir gün. 1 Mayıs; sadece bir bayram değil, aynı zamanda yıllardır süren mücadelenin, hak arayışının ve birlikte daha adil bir dünya kurma umudunun adıdır. Hayatın her alanında var olan, üreten, geliştiren, büyüten tüm emekçilerin

Devamı...

Bulgaristan’ın Sessiz Hafızası: Toprakların Altındaki Tarih

Hüseyin YILDIRIM Bazen bir ülkenin kimliğini anlamak için bugüne değil, toprağın derinlerine bakmak gerekir. Bulgaristan da tam olarak böyle bir coğrafya. Üzerinden geçen kavimler, kurulan medeniyetler ve geride bırakılan izler, bugünkü kültürel dokunun görünmeyen ama güçlü yapı taşlarını oluşturuyor. Her şey, yaklaşık MÖ 6500’lere uzanan Neolitik dönemle başlıyor. Karanovo kültürüyle

Devamı...

Sabah Güneşim: Bir Kelimenin Kalp Atışı

Derya YILDIRIM Bazı kelimeler vardır; telaffuz edildiği an havada asılı kalır. Bir koku gibi yayılır odaya, bir dokunuş gibi yumuşaktır. “Günaydın sabah güneşim” cümlesi, dilin kalbe ettiği en zarif secde gibidir. Basit bir selamlama değil, varoluşa açılan sessiz bir parantezdir bu. İçinde bazen sırılsıklam bir aşkı, bazen bitmek bilmez bir

Devamı...

Yuvarlak Masa mı, Rejimin Yeni Maskesi mi? Bulgaristan’da 1990’ın Kırılma Anı

Dr. Nedim BİRİNCİ 3 Ocak 1990, Bulgaristan’ın yakın siyasi tarihinde sadece bir takvim günü değildir. O tarih, bir rejimin çöker gibi yapıp aslında biçim değiştirerek ayakta kalma iradesinin sahneye çıktığı gündür. “Yuvarlak Masa” adı verilen süreç, kamuoyuna uzlaşma, demokratikleşme ve barışçıl geçiş zemini olarak sunuldu. Oysa aradan geçen yılların ardından

Devamı...

Bir Annenin Gözünden Çanakkale

Arzu ÜNAL Gittiğin gün, kapının eşiğinde kaldı gölgen oğlum… Ben içeri giremedim bir daha, çünkü sen dışarıda kaldın. Elimde bir mendil, ama gözyaşı yetmiyor silmeye seni. Adını fısıldıyorum rüzgâra, belki Çanakkale’ye varır diye. Sen şimdi hangi tepede uyursun, hangi siperde üşürsün bilmem… Üstüne örttüğüm son bakışım yorganın oldu mu geceleri?

Devamı...

Çanakkale Kara Muharebeleri: Stratejik Derinlik, Operatif Dönüşüm ve Komuta İnisiyatifi

Aysu AKBAŞ 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 tarihleri arasında cereyan eden Çanakkale Kara Muharebeleri, yalnızca bir savunma başarısı olarak değil; modern harp literatüründe strateji, operatif sanat, taktik uygulama ve liderlik etkileşiminin somutlaştığı kritik bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Bu muharebeler, klasik cephe savaşlarının ötesinde, çok katmanlı savaş yönetiminin belirleyici

Devamı...

Bir Ülkenin Yoksulluğu Rakamlarla Değil, Kırılan Umutlarla Ölçülür

Sinan AKBAŞ Bazen bir ülkenin gerçeğini anlamak için ekonomik raporlara, grafiklere ya da bütçe tablolarına bakmak gerekmez. Bazen bir sabah pazara giden bir emeklinin cebindeki paraya bakmak yeterlidir. Ya da bir annenin, çocuğunun tedavisi için plastik kapak toplarken gözlerini kaçırmasına… İşte orada başlar asıl hikâye. Sessiz, ağır ve çok derin

Devamı...

Görünür Kıldığımız Karanlık

Berna KAYA Her trajedi sonrası aynı yerden kırılıyoruz. Ama artık sadece üzülmenin ötesine geçip, elimizdeki kalemin gücünü sorgulama vakti. İletişim, sadece görünürlük yönetimi değildir; anlam ve meşruiyet inşa etme sanatıdır. Bugün tanık olduğumuz trajedilerin kökeninde, şiddeti estetize eden o “tehlikeli” anlatıların payı yadsınamaz. Bir içeriğin şiddeti eleştirmesi ile onu hayranlık

Devamı...

Siyasetin Dili Sertleştikçe Erdemden Uzaklaşıyor mu?

Berna KAYA Gücün Değil, Ölçünün İtibarı Siyaset, yalnızca bir güç mücadelesi değildir; en az onun kadar, bir ölçü meselesidir. Antik düşünceden bugüne uzanan çizgide siyaset hep iki eksen arasında tartışıldı: Güç ve erdem. Bir yanda sonucu önceleyen, kazanmayı merkeze alan yaklaşım; diğer yanda ise yöntemi, sınırı ve ölçüyü korumaya çalışan

Devamı...

Bulgaristan 19 Nisan Seçimleri: Sandıktan Kim Çıkacak Değil, Devlet Çıkacak mı?

BGSAM Analiz | Yazar: İsmail Gemici Tarih: Nisan 2026 19 Nisan 2026’da Bulgaristan bir kez daha sandığa gidiyor. Ancak bu seçim, klasik anlamda bir iktidar değişimi değildir. Bu seçim, uzun süredir aşınan Bulgar devlet kapasitesinin yeniden inşa edilip edilemeyeceğinin testidir. Çünkü Bulgaristan artık sıradan bir siyasi rekabet yaşayan bir ülke

Devamı...

Bir Köyün Hafızası, Bir Çocuğun Kaleminde Yeniden Canlanıyor: Tuana Çakır’dan Geleceğe Miras

Aysu AKBAŞ İSTANBUL – Modern çağın hızla tüketen dijital rüzgârları arasında, köklerine sıkı sıkıya tutunan genç bir yürek, edebiyat dünyasına umut dolu bir merhaba dedi. Henüz yolun başında olan genç yazar Tuana Çakır, ilk eseri olan “Köseler Köyü Kuzenler” ile sadece bir çocuk kitabı kaleme almakla kalmadı; aynı zamanda unutulmaya

Devamı...

Deliorman’dan Küresel Arenaya Osmanlı Pehlivanlarının Temsili Gücü ve Kimlik İnşası

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yalnızca askeri ve siyasi alanda değil, kültürel ve sportif sahada da önemli temsil biçimleri ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda güreş hem geleneksel Türk spor kültürünün bir parçası hem de uluslararası düzeyde görünürlük kazanan bir güç unsuru olarak öne çıkmıştır. Özellikle Deliorman bölgesinden yetişen pehlivanlar fiziksel kudretlerinin ötesinde,

Devamı...