Türkiye Dünyaya Kurtla Mesaj Verdi

Arzu ÜNAL Bazı mesajlar kelimelerle verilmez. Bazı mesajlar bir konuşmanın satır aralarında değil, sembollerin derin hafızasında saklıdır. İşte Devlet Bahçeli’ye verilen “Kurt Başlı Tuğ” da böyle bir mesajdı. Kimileri bunu yalnızca bir hediye olarak gördü. Kimileri siyasi bir jest sandı. Oysa görebilenler için bu olay, Türkiye’nin dünyaya verdiği çok daha

Devamı...

Todor İkonomovo: 1989’un Acı Hafızasından Stratejik Gelecek Derslerine

Sinan AKBAŞ Bir Köyden Daha Fazlası: Hafızanın ve Direnişin Coğrafyası Todor İkonomovo ilk bakışta Bulgaristan’ın sıradan bir köyü gibi görünebilir. Ancak 1989 yılına tarihsel ve stratejik açıdan bakıldığında, burası yalnızca bir protesto alanı değil; Balkanlar’daki kimlik mücadelelerinin, çökmekte olan komünist sistemin ve devlet-toplum çatışmasının sembollerinden biri hâline gelmiştir. Çünkü tarih

Devamı...

Ezanın Makamı: Bir Milletin Ruhunu Ayakta Tutan Medeniyet Sesi

Raziye ÇAKIR Ezan, bu topraklarda yalnızca namaz vaktini bildiren bir çağrı değildir. O, minarelerden yükselen bir inanç sesi olduğu kadar, şehirlerin ruhunu düzenleyen, insanın iç dünyasını terbiye eden ve toplumu ortak bir manevî iklimde buluşturan büyük bir medeniyet dilidir. Türkiye’de beş vakit ezanın farklı makamlarla okunması, sıradan bir musiki tercihi

Devamı...

Türkiye’nin İhtiyacı Olan Şey: Temiz Ahlaklı ve Merhametli İnsanların Ayağa Kalkması

Arzu ÜNAL Bir ülkeyi yalnızca ordular korumaz. Bir devleti yalnızca ekonomi büyütmez. Bir milleti yalnızca teknoloji güçlü yapmaz. Asıl mesele; vicdanlı insan yetiştirebilmektir. Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı yeni binalar değil, yeni bir ahlak dirilişidir. Çünkü toplumları ayakta tutan beton değil; karakterdir. Güçlü devletlerin temelinde güçlü insanlar vardır. Güçlü insanların

Devamı...

İki Kapı Arasında Bir Milletin Hikâyesi: 1989 Göçü ve Çorlu’nun Hafızası

Raziye ÇAKIR 1989 göçü yalnızca bir yer değiştirme değildir. Bu göç, bir milletin kimliğine sahip çıkma iradesinin, baskıya boyun eğmeme ahlakının ve yeniden hayata tutunma gücünün adıdır. Bulgaristan’da kendisini “komünist” olarak tanımlayan fakat uygulamalarıyla insanlık dışı bir baskı rejimine dönüşen Jivkov yönetimi, Türk ve Müslüman kimliğini yok etmeye çalıştı. İsimler

Devamı...

1989 Zorunlu Göçü Nasıl Okunmalı?

İbrahim SOYTÜRK 1989 zorunlu göçü yalnızca bir sınır kapısından geçen insanların hikâyesi değildir. O göç; bir devlet aklının korkularını, bir rejimin çözülüşünü, bir halkın direnişini ve uluslararası düzenin değişen dengelerini aynı anda içinde taşıyan büyük bir tarih kırılmasıdır. Bu nedenle 89 göçünü sadece “Bulgaristan Türkleri Türkiye’ye geldi” cümlesiyle okumak eksik

Devamı...

1989 Mayıs Direnişinde Kaolinovo (Bohçalar) ve Todor İkonomovo (Mahmuzlu) Mitinglerinin Bulgaristan Türklerinin Kimlik Mücadelesindeki Yeri

Aysu AKBAŞ 1980’li yılların sonu, Doğu Bloku’nun çözülmeye başladığı, totaliter rejimlerin meşruiyet krizine sürüklendiği tarihsel bir döneme işaret etmektedir. Bu süreçte Todor Jivkov liderliğindeki Bulgaristan komünist rejimi, ülkedeki Türk ve Müslüman nüfusa yönelik asimilasyon politikalarını yoğunlaştırmış; özellikle “Yeniden Doğuş Süreci” (Възродителен процес-Vızroditelen Protses) adı verilen uygulamalar çerçevesinde etnik kimliği hedef

Devamı...

Gençlere Stratejik Bir Sesleniş: Yeni Dünyada Ayakta Kalmak mı, Dünyayı Şekillendirmek mi?

Arzu ÜNAL Sevgili Gençler, Dünya Yeni Bir Kuruluş Dönemine Giriyor Tarih boyunca bazı dönemler vardır ki yalnızca devletler değil, bütün insanlık yön değiştirir. İşte bugün tam da böyle bir çağın içindeyiz. Eski dünya düzeni yoruluyor. Ekonomik dengeler değişiyor. Teknoloji insan hayatını yeniden şekillendiriyor. Savaşların biçimi değişiyor. Devletlerin gücü yeniden tanımlanıyor.

Devamı...

19 Mayıs: Bir Milletin Küllerinden Yeniden Doğduğu Gün

Sinan AKBAŞ Tarih bazen sessiz ilerler… Ama bazı günler vardır ki yalnızca bir milletin değil, insanlık tarihinin yönünü değiştirir. 19 Mayıs 1919 işte böyle bir gündür. O gün Samsun kıyılarına çıkan yalnızca bir komutan değildi. Bir milletin yeniden diriliş iradesi, bağımsız yaşama kararlılığı ve özgürlüğe olan inancıydı. Çünkü Anadolu’nun üzerine

Devamı...

Roma’nın Sessiz Zaferi: Kimlik Nasıl Kaybedilir?

İsmail GEMİCİ Tarih kitapları savaşları anlatmayı sever. Orduların çarpışmasını, komutanların zaferlerini, toprakların el değiştirmesini… Çünkü bunlar görünürdür. Gürültülüdür. Kahramanlık hikâyeleri üretir. Ama tarihin asıl kırılmaları çoğu zaman sessiz olur. Ve çoğu zaman en büyük kayıplar, savaş meydanlarında değil… zihinlerde yaşanır. Traklar bu sessiz yenilginin en çarpıcı örneklerinden biridir. Roma İmparatorluğu

Devamı...

Bulgaristan Türklerinin Kimlik Mücadelesi: Bir Hafıza, Direniş ve Varoluş Hikâyesi

BGSAM Bir Savaşın Ardından Kalan Büyük Sessizlik 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Balkan coğrafyasında yalnızca devlet sınırlarını değiştirmedi; insanların kaderini, şehirlerin ruhunu ve toplumların hafızasını da derinden sarstı. Bulgaristan’da yaşayan Türkler, yüzyıllarca kurucu ve asli unsur olarak yaşadıkları topraklarda bir anda azınlık durumuna düştüler. Bu değişim yalnızca idarî bir statü değişikliği değildi;

Devamı...

Doğallığın, Samimiyetin, Ahlakın ve Adaletin Sessiz Büyüklüğü

Arzu ÜNAL İnsan olmak, yalnızca nefes almak, konuşmak, yürümek ya da hayatın kalabalığı içinde bir yer edinmek değildir. İnsan olmak; iç dünyasıyla dış davranışları arasında köprü kurabilmek, özüyle sözü arasında mesafe bırakmamak, vicdanını menfaatin önüne koyabilmektir. Bugün dünyanın en büyük yoksulluğu para değil, makam değil, teknoloji değil; gerçek insan eksikliğidir.

Devamı...

Dünyanın En Büyük Hayvanı, En Küçük Avıyla Doyuyor: Mavi Balinalar ve Kriller

Okyanusların Devi Mavi balina, yeryüzünde yaşamış en büyük canlılardan biridir. Otuz metreyi aşabilen uzunluğu, yüzlerce tonu bulan ağırlığı ve okyanuslarda yankılanan güçlü sesiyle adeta denizlerin görkemli hükümdarıdır. Fakat bu devasa canlının hayatta kalma sırrı, şaşırtıcı biçimde küçücük bir canlıya bağlıdır: kril. Doğa bazen büyüklüğü küçüklüğe, gücü kırılganlığa, devliği zarafete bağlar.

Devamı...

Devletin Harcı: İnsanı Yaşatmak

Rafet ULUTÜRK Bir Sözden Daha Fazlası “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın…” Bu söz, yalnızca geçmişten bugüne ulaşmış bir nasihat değildir. Bu söz; bir devlet felsefesi, bir medeniyet stratejisi ve bir milletin ayakta kalma formülüdür. Şeyh Edebali’nin asırlar önce söylediği bu cümle, aslında Osmanlı’nın kuruluş harcını atan büyük aklın özetidir. Çünkü

Devamı...

‘Atatürk’ü ‘Gençlik’ ve ‘Spor’la yad edelim

u’da savaş kazanıldı, bir Türk Devletinin temelleri atıldı, ‘atalet içinde ve teşkilatsız’ denilen Bulgaristan Türkeri de yeniden ayağa kalktı… Yalnız olmadıklarını gören Türk gençleri, ‘milli hasletlerini geri kazanmak, birbirleriyle bağ kurmak ve cehalete savaş açmak için teşkilatlanmaya’ başladı. İlk adımlarını spor alanında atan gençler, Rusçuk’ta Yıldız ve Terakki, Plevne’de Kamer, Razgrat’ta Gençler Birliği, Ziştovi’de Kuvvet, Eski Cuma’da İnkılap, Varna’da Hilal, Şumnu’da Yıldırım, İslimiye’de Bozkurt, Rahova’da Atilla,

Devamı...

Allah’ın Lütfu: Görmenin Ötesinde İdrak Etmek

Arzu ÜNAL İnsan çoğu zaman nimeti, kaybedince fark eder. Nefes daralınca havanın, göz yaşarınca görmenin, yalnız kalınca bir selamın, hastalanınca sağlığın kıymeti anlaşılır. Oysa hakiki şuur, nimeti kaybetmeden önce fark edebilmektir. Allah’ın lütfu yalnızca bize verilen güzelliklerde değil, bazen bizden alınanlarda, gecikenlerde, engellenenlerde ve anlayamadığımız imtihanlarda da gizlidir. İnsan sadece

Devamı...

Türkler Dünya Yönetiminden Çekildi, Küresel Güç Dengesi Çöktü

Oya CANBAZOĞLU Tarih yalnızca savaşların, antlaşmaların ve devletlerin hikâyesi değildir. Tarih aynı zamanda güç merkezlerinin değişiminin ve bunun dünya düzenine etkisinin hikâyesidir. Bir medeniyet yükseldiğinde sadece kendi sınırlarını büyütmez; ticaret yollarını, güvenlik sistemlerini, kültürel akışı ve küresel dengeleri de şekillendirir. Türklerin tarih boyunca oynadığı rol tam olarak buydu. Türkler yalnızca

Devamı...

Allah’ın Lütfu ve İnsanlığın Unuttuğu Hakikat

Rafet ULUTÜRK Modern İnsan Neden Mutlu Değil? İnsanlık tarih boyunca bugünkü kadar teknolojiye, bilgiye ve imkâna sahip olmadı. Gökyüzüne ulaştık, denizlerin altına indik, saniyeler içinde dünyanın öbür ucuyla konuşabilir hale geldik. Fakat bütün bu gelişmelere rağmen modern insanın içinde büyüyen başka bir boşluk var: huzursuzluk. Çünkü insan, maddeyi büyütürken manayı

Devamı...

İnsan Bazen Sessizce Yorulur

Raziye ÇAKIR Bismillahirrahmanirrahim “Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu ne güzeldir. İnsan bazen kimseye anlatamadığı yorgunluklar taşır içinde… Kalabalıkların arasında gülümser ama geceleri sessizce içine ağlar. Çünkü hayat, dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir. Her insanın içinde sakladığı görünmez bir savaşı vardır. Kimi bir özleme sabreder… Kimi bir ayrılığa… Kimi

Devamı...

Altın Elbiseli Adam ve Türk Medeniyetinin Yeniden Uyanışı

Arzu ÜNAL Bozkırdan Geleceğe Uzanan Stratejik Bir Yol Haritası 1969 yılında Kazakistan’daki Issık Kurganı’nda ortaya çıkarılan Altın Elbiseli Adam, sadece tarihî bir keşif değildir. O gün toprağın altından çıkarılan aslında bir zırh değil; unutulmuş bir medeniyet hafızasıdır. Çünkü bazı keşifler geçmişi anlatmaz, geleceği gösterir. Altın işlemeli o zırhın üzerinde yalnızca

Devamı...