Bulgaristan’da Yeni Bir Sayfa: Şimdi Umudu Gerçeğe Dönüştürme Zamanı

Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Genel Başkanı

Bir ülkenin tarihinde bazı sabahlar farklı doğar. Sokaklar aynı sokaklar, evler aynı evlerdir; fakat insanların geleceğe bakışında bir şey değişmiştir. Uzun zamandır bekleyen bir umut yeniden canlanır. İnsanlar, çocukları için daha güzel bir hayat kurulabileceğini düşünmeye başlar.
Bulgaristan’da ikinci turun ardından doğan sabahı böyle karşılıyoruz.

İliyana Yotova ve Kiril Vılçev’in elde ettiği başarı, önemli bir siyasi dönemin başlangıcına işaret ediyor. Şimdi önümüzde, sandıkta ortaya çıkan güveni toplumsal huzura, adalete ve kalıcı hizmete dönüştürme sorumluluğu var.

“Bulgaristan’da bugünden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” derken taşıdığımız umut budur. Bu sözün gerçek karşılığını ise önümüzdeki dönemde vatandaşın hayatında göreceğiz.
Bir milyon oyun içinde bir milyon hayat var

Paylaşılan 2 Kasım 2026 saat 04.00 verilerine göre, sandık tutanaklarının yüzde 99,56’sının işlenmesi sonucunda İliyana Yotova–Kiril Vılçev ikilisi 1.090.710 oyla yüzde 57,688’e ulaştı. Andrey Gürov–Georgi Kandev ikilisi ise 744.090 oy ve yüzde 39,355 oranında kaldı.

Henüz tamamlanmamış bu sayımda ortaya çıkan 346.620 oy farkı, güçlü bir desteği gösteriyor.
Fakat rakamların arkasındaki insanları unutmamalıyız.

O oyların içinde evladının başka ülkelerde çalışmasına alışmaya çalışan bir anne var. Kış aylarını nasıl geçireceğini hesaplayan bir emekli var. Eğitimini tamamladıktan sonra kendi ülkesinde iş bulmak isteyen bir genç var. Doğduğu topraklardan uzakta yaşadığı hâlde Bulgaristan’ın geleceğini kendi geleceğinden ayrı görmeyen bir göçmen var.

Sandığa bırakılan her oy, yönetime emanet edilmiş bir beklentidir.
Bu nedenle başarı ne kadar büyükse, o güveni koruma sorumluluğu da o kadar büyüktür.

Memleketin sesi sınırları aşar
Biz Bulgaristan Türkleri için bu toprakların anlamı derindir.

Bir köy yolunu, bir okul bahçesini, bayram sabahı açılan bir kapıyı hatırlarız. Aile büyüklerimizin mezarları oradadır. Çocukluğumuzun sesleri, yarım kalmış sohbetlerimiz, dönüp bakmaktan vazgeçemediğimiz hatıralarımız oradadır.

Türkiye’de hayat kurmuş olabiliriz. Çocuklarımız ve torunlarımız burada büyüyor olabilir. Fakat Bulgaristan’dan gelen bir haber, bizim soframızdaki konuşmayı da değiştirir.
Çünkü insanın doğduğu yerle bağı, yılların geçmesiyle silinmez.

Bulgaristan’da huzur istiyoruz. İnsanların birbirine güvenmesini, farklı kimliklerin saygı görmesini, ailelerin yarınından daha az endişe duymasını istiyoruz. Bu ülkenin iyi olması, sınırın iki yanında yaşayan yüz binlerce insanın hayatına dokunacaktır.

Bugünkü sevincimizde, memleketin geleceğine duyduğumuz bu derin bağlılık vardır.
Radev ve Yotova: Güçlenen siyasi çizgi, artan sorumluluk

Bu sonucu, Rumen Radev’in siyasi çizgisinin ve Yotova’ya duyulan güvenin güçlenmesi olarak değerlendirmek mümkündür.

Bunun doğurduğu stratejik fırsat açıktır: Ülkenin temel sorunlarında daha tutarlı hedefler belirlenebilir, kurumlar arasındaki iletişim güçlenebilir ve uzun süredir çözüm bekleyen meselelerde ilerleme sağlanabilir.

Ancak yönetimde güçlenen siyasi uyumun değeri, vatandaşın hayatında üreteceği sonuçlarla ölçülecektir. Cumhurbaşkanlığının, hükümetin ve parlamentonun kendi görevlerini hukuk içinde yerine getirmesi; birbirini tamamlayan, denetlenebilir ve hesap verebilir bir çalışma düzeni kurması gerekir.

Önümüzdeki dönemde halkın beklentisi yüksek olacaktır. Güven veren sözlerin uygulanmasını, açıklanan hedeflerin takip edilmesini ve sorunlar karşısında sorumluluk alınmasını isteyecektir.

Sandığın verdiği güç, hizmet üretildiği ölçüde kalıcılaşır.
“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünün karşılığı

Bu cümle, seçim gecesinin heyecanıyla sınırlı kalmamalıdır.
Yeni dönemin anlamını görmek için ülkenin en uzak köyüne, küçük bir kasabasına, geçim sıkıntısı yaşayan bir ailenin evine bakmak gerekir.

Vatandaş kamu kurumuna gittiğinde derdini anlatabiliyor mu? Gençler kendi ülkesinde gelecek kurabileceğine inanıyor mu? Yaşlılar kendilerini güvende hissediyor mu? İnsanlar kimlikleri, dilleri veya düşünceleri nedeniyle geri planda bırakılmayacaklarına güveniyor mu?
Değişimin ölçüsü bu soruların cevapları olacaktır.

Bir annenin kaygısı azaldığında, bir gencin önünde yeni bir imkân açıldığında, bir vatandaş yıllardır bekleyen sorununa çözüm bulduğunda yeni dönem hayatın içine girmiş demektir.
Bugün doğan umudun, yarın da insanların yanında kalmasını istiyoruz.

Yeni Bulgaristan bütün vatandaşların ortak evi olmalı
Seçim kazanıldıktan sonra sorumluluğun sınırları genişler.

Yotova’ya oy verenlerin beklentileri kadar, başka bir adayı tercih edenlerin kaygıları da dinlenmelidir. Paylaşılan verilerde 55.906 vatandaşın “Hiçbir adayı desteklemiyorum” seçeneğini işaretlemesi de dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu tercihin arkasındaki güvensizliği, kırgınlığı veya temsil arayışını anlamak gerekir.

Yeni dönemin en değerli başarılarından biri, siyasete mesafeli duran vatandaşla yeniden bağ kurabilmek olacaktır. İnsanların yalnızca seçim sırasında hatırlanmadığını göstermek, açık ve düzenli iletişim kurmak bu açıdan önemlidir.

Bulgaristan; Bulgarların, Türklerin, Romanların ve bütün vatandaşlarının kendisini eşit ve güvende hissettiği ortak bir ev olmalıdır.
Devlet kapısından giren hiç kimse kendisini yabancı hissetmemelidir.

Bulgaristan Türklerinin beklentileri somuttur
Bulgaristan Türkleri, ortak geleceğin eşit bir parçası olarak yaşamak istiyor.

Kimliğine saygı duyulmasını, dilinin ve kültürünün korunmasını, tarihî mirasının yaşatılmasını bekliyor. Eğitimde, istihdamda ve kamu hizmetlerinde eşit imkânlar istiyor. Yaşadığı bölgelerin kalkınmasını, köylerin boşalmamasını, gençlerin memleketinde bir hayat kurabilmesini arzuluyor.

Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının da konsolosluk işlemleri, kimlik ve kayıt meseleleri, aile bağları ve kamu hizmetlerine erişim konusunda çözüm bekleyen ihtiyaçları bulunuyor.

Bu başlıklar düzenli görüşmelerin ve takip edilebilir çalışma programlarının konusu yapılmalıdır. Sorunlar açıkça tanımlanmalı, ilgili kurumlarla ele alınmalı ve ilerleme topluma anlatılmalıdır.

BULTÜRK olarak görevimiz de burada devam ediyor: İnsanlarımızın sesini duyurmak, taleplerini somutlaştırmak ve çözüm arayışına katkı sunmak.

Verilen desteğin ardından sorumluluk sona ermez; daha dikkatli bir takip dönemi başlar.
Stratejik öncelik: Güveni korumak, hayatı iyileştirmek

Yeni dönemin başarısı için üç alanda kararlı ilerleme gerektiğine inanıyorum: Toplumsal güven, bölgesel kalkınma ve kurumların vatandaşa karşı sorumluluğu.

Toplumsal güven, insanların adaletin herkes için işleyeceğine inanmasıyla güçlenir. Kamu görevlerinde liyakat, karar süreçlerinde şeffaflık ve vatandaşın sorularına açık cevap verilmesi bu güvenin temelidir.

Bölgesel kalkınma ise büyük şehirlerin dışındaki hayatı da geleceğin parçası hâline getirmelidir. Kırcaali’den Şumnu’ya, Razgrad’dan Silistre’ye kadar insanların eğitim, iş ve nitelikli kamu hizmetlerine erişimi güçlendirilmelidir.

Kurumların sorumluluğu da açıklanan hedeflerin sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Vatandaş, neyin yapıldığını, neyin geciktiğini ve bunun nedenini öğrenebilmelidir.
Böyle bir anlayış, seçimde verilen desteği kalıcı bir güven ilişkisine dönüştürebilir.

Türkiye ile Bulgaristan arasında insanı merkeze alan bir gelecek
İki ülke arasındaki ilişkilerin en güçlü dayanaklarından biri, sınırın iki yanında yaşayan ailelerdir.

Akrabalıklarımız, hatıralarımız, ticaretimiz ve kültürel bağlarımız ortak bir hayat alanı oluşturuyor. Bu bağların güçlenmesi, iki ülke toplumlarının birbirini daha iyi anlamasına katkı sağlar.

Yeni dönemde eğitim, kültür, ticaret ve sınır bölgelerinin kalkınması alanlarında daha fazla ortak çalışma yapılmasını temenni ediyoruz. Gençlerin birbirini tanıması, üniversitelerin iş birliği kurması ve sivil toplumun düzenli temas içinde olması geleceğe yapılacak değerli yatırımlardır.
İyi komşuluk, insanların gündelik hayatını kolaylaştıran adımlarla derinleşir.

Tebrikler Yotova ve Vılçev
İliyana Yotova ve Kiril Vılçev’i elde ettikleri başarı dolayısıyla yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyoruz.

Bu sonucun Bulgaristan’a huzur, adalet ve toplumsal güven getirmesini temenni ediyoruz. Sandığa giderek iradesini ortaya koyan bütün vatandaşlara teşekkür ediyoruz.

Bugün sevinmek hakkımızdır. Bu sevincin kalıcı olması için yarından itibaren emek vermek de sorumluluğumuzdur.

Dileğimiz, yıllar sonra bu dönemi hatırladığımızda, “İnsanların güveni karşılıksız bırakılmadı” diyebilmektir.

Gençlere sesleniş: Gelecekte sizin de sözünüz var

Sevgili gençler,
Bugün konuştuğumuz bütün meselelerin yarınını siz yaşayacaksınız. Alınan kararlar eğitiminize, işinize, yaşadığınız şehre ve kuracağınız aileye dokunacak.

Bu yüzden düşüncenizi değerli görün. Sorular sorun, araştırın, farklı görüşleri dinleyin. Size sunulan bilgileri karşılaştırın. Kendi kanaatinizi bilgiyle ve vicdanınızla oluşturun.

Siyasetten yorulmuş, verilen sözlere güveninizi kaybetmiş olabilirsiniz. Bu duyguyu anlamak gerekir. Yine de yaşadığınız çevrede değiştirebileceğiniz bir şey mutlaka vardır: Bir öğrencinin eğitimine destek olmak, bir kültür çalışmasına katılmak, bir sorunu görünür kılmak, bir çözüm üretmek…

Toplumsal hayata katılmanın pek çok yolu vardır.

Bizlere de görev düşüyor. Sizleri dinlemeli, sorumluluk alabileceğiniz alanlar açmalı ve fikirlerinizi ciddiyetle karşılamalıyız. Gelecek hakkında konuşurken sizin sesinizi duymalıyız.

Köklerinizi tanıyın. Dilinizi, ailenizin hikâyesini, yaşadığınız toplumun hafızasını öğrenin. Dünyaya açık olun; bilimde, sanatta, mesleğinizde kendinizi geliştirin.

Bir gün başka bir gencin yolunu açabilecek bilgiye, cesarete ve imkâna sahip olduğunuzda elinizi uzatın.

Bugün sandıktan doğan umudun yarınını, sizin bilginiz, emeğiniz ve özgür düşünceniz büyütecek.