Bulgaristan’da Tarihi Bir Dönüm Noktası: Şimdi Güveni Büyütme Zamanı

Dr. Nedim BİRİNCİ

Bulgaristan yeni bir dönemin eşiğinde. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda İliyana Yotova ve cumhurbaşkanı yardımcılığına aday olan Kiril Vılçev, kesinleşmeye yakın sonuçlara göre seçimi kazandı. Yotova böylece Bulgaristan tarihinde halkın oyuyla cumhurbaşkanlığına seçilen ilk kadın oldu. Bu sonuç, ülkenin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.

Ancak tarihî bir seçimin anlamı, yalnızca sandıktan çıkan isimlerle sınırlı kalmaz. Asıl anlam, o sonucun insanların hayatında açacağı imkânlarda, devletle vatandaş arasındaki güveni güçlendirmesinde ve geleceğe dair taşıdığı umutta saklıdır.

Bugün Bulgaristan’ın önünde duran görev, seçim heyecanını kalıcı bir toplumsal güvene dönüştürmektir.

Bir kadının başarısı, yeni kuşakların umudu
Bir kadının halkın oyuyla devletin en yüksek temsil makamına seçilmesi; siyasete katılmak, sorumluluk üstlenmek ve ülkesinin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen bütün kadınlar için güçlü bir örnektir.

Bu gelişmenin en anlamlı karşılığı, küçük bir kız çocuğunun geleceğe bakarken kendi önünde daha fazla yol görebilmesidir. Bir öğrencinin, bir öğretmenin, bir çalışanın ya da bir annenin, ülkesinin yönetiminde kendisine de yer olduğunu hissedebilmesidir.

Kadınların kamusal hayatta güçlenmesi; eğitimde, çalışma hayatında ve karar mekanizmalarında eşit fırsatların yaygınlaşmasıyla tamamlanmalıdır. Bu tarihî başarı, daha çok kadının söz alabildiği ve emeğinin karşılığını bulabildiği bir geleceğe ilham vermelidir.

Sandıkta verilen güven, görevde korunmalıdır
Seçim kazanmak büyük bir sorumluluğun başlangıcıdır. Sandıkta verilen her oy, aynı zamanda bir beklenti taşır: Adalet beklentisi, huzur beklentisi, duyulma ve anlaşılma beklentisi…
Yeni dönemin başarısı, bu beklentilerin ne ölçüde karşılanabildiğiyle değerlendirilecektir.

Cumhurbaşkanlığı makamının kapsayıcılığı, kendisine oy vermeyen vatandaşların da sesini duyabilmesinde ortaya çıkar. Farklı görüşlere saygı gösteren, eleştiriyi dinleyen ve kurumlar arasında yapıcı diyaloğu destekleyen bir yaklaşım, ülkenin ortak geleceğine duyulan güveni güçlendirecektir.
Seçimin ardından en büyük ihtiyaç, vatandaşların aynı gelecekte buluşabilmesidir.

Eşit vatandaşlık, günlük hayatta hissedilmelidir
Demokrasinin gücü, vatandaşların devlet karşısında kendilerini ne kadar eşit ve güvende hissettikleriyle anlaşılır.

İnsanların adı, ana dili, inancı, kökeni veya siyasi tercihi; haklara erişimlerinde bir engel oluşturmamalıdır. Her vatandaş, kamu kurumuna başvurduğunda aynı saygıyı görmeli; hakkını ararken aynı güveni taşımalı; çocuğunun geleceğini düşünürken eşit fırsatlara inanabilmelidir.

Bulgaristan Türklerinin ve toplumun bütün kesimlerinin kültürel kimliklerini güvenle yaşatabildiği bir ortam, ülkenin ortak aidiyetini güçlendirecektir. İnsan, kimliğine saygı duyulduğunda yaşadığı ülkeye daha güçlü bağlanır.

Geçmişin acılarını taşıyan aileler açısından bu güvenin ayrıca derin bir anlamı vardır. Hafızalara saygı gösteren, insanların birbirini anlamasını sağlayan ve yeni kuşaklara karşılıklı saygıyı öğreten bir yaklaşım, toplumsal barışa kalıcı katkı sunabilir.

Yeni dönemin ölçüsü, insanların hayatı olacak
Tarihî sonuçların kalıcı değeri, zamanla gündelik hayatta görünür hâle gelir.

Gençlerin ülkelerinde bir gelecek kurabilmesi, yaşlıların kendilerini güvende hissetmesi, ailelerin çocuklarını umutla yetiştirebilmesi ve vatandaşların kurumlara inanabilmesi, yeni dönemin temel beklentileri arasında yer almalıdır.

Bu hedefler, kurumların kendi görev ve sorumlulukları içinde iş birliği yapmasını gerektirir. Cumhurbaşkanlığından beklenen de toplumsal ihtiyaçları görünür kılan, ortak aklı destekleyen ve kamu hayatında güveni besleyen bir tutumdur.

İnsanların devlete duyduğu güven, verilen sözlerin takip edilmesiyle büyür. Şeffaflık, tutarlılık ve hesap verebilirlik, seçim döneminde kurulan bağın görev süresince korunmasını sağlar.

Türkiye ile Bulgaristan arasında ortak gelecek
Yeni dönemin, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki dostluğun ve karşılıklı anlayışın güçlenmesine katkıda bulunmasını temenni ediyoruz.

İki ülke arasındaki ilişkilerin insani derinliği; aile bağlarında, ortak hatıralarda, kültürel yakınlıkta ve sınırın iki tarafında sürdürülen günlük hayatta hissediliyor. Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları da bu ilişkinin canlı bir parçasıdır.

Bu bağların karşılıklı saygıyla geliştirilmesi, iki ülkenin toplumlarına ve Balkanlar’ın huzuruna değerli katkılar sunacaktır.

Tarihî başarıdan ortak umuda
Sayın İliyana Yotova’yı ve Sayın Kiril Vılçev’i seçim başarılarından dolayı tebrik ediyor; yeni dönemin Bulgaristan halkına huzur, adalet ve güven getirmesini diliyoruz.

Bugün duyulan sevincin en güzel karşılığı, yarın daha çok insanın kendisini bu ülkenin eşit ve değerli bir vatandaşı olarak hissedebilmesidir.

Bir annenin çocuğunun geleceği için daha az kaygı duyduğu, bir gencin hayallerini gerçekleştirmek için ülkesinde fırsat bulabildiği, bir yaşlının sesinin duyulduğuna inandığı Bulgaristan, hepimizin temennisidir.

Demokrasi güçlensin, eşitlik kökleşsin, halkın iradesi ortak geleceğe umut olsun.

Bulgaristan’ın yeni dönemi hayırlı olsun!