BGSAM: İLİYANA YOTOVA’NIN AÇIKLAMALARINA DESTEĞİMİZİN TEMELİNDE ADALET, EŞİTLİK VE GÜÇLÜ BİR BULGARİSTAN İDEALİ VARDIR

Arzu ÜNAL – Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) Başkan Yardımcısı

Bir Ülkenin Geleceği Ayrıştırarak Değil, Birleştirerek İnşa Edilir

 

Bir ülkenin gerçek gücü yalnızca ekonomisinden, ordusundan, sınırlarından veya uluslararası ittifaklarından kaynaklanmaz. Bir devletin en büyük gücü, vatandaşlarının kendilerini o ülkenin eşit, onurlu ve vazgeçilmez bir parçası olarak görebilmesidir.

Devlet, vatandaşlarının üzerinde yükselen bir güç değil; onların haklarını koruyan, geleceğini güvence altına alan ve farklılıklarını ortak bir zenginliğe dönüştüren bir kurum olmalıdır.

Bulgaristan’ın bugün ihtiyaç duyduğu siyasi anlayış da budur.

İşte bu nedenle Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) olarak İliyana Yotova’nın son dönemde Filibe, Kırcaali, Asenovgrad, Varna, Stara Zagora ve ülkenin diğer bölgelerinde yaptığı açıklamaları dikkatle değerlendiriyoruz.

Yotova’nın konuşmalarında öne çıkan eşit vatandaşlık, hukukun üstünlüğü, toplumsal uzlaşma, sosyal adalet, güçlü devlet kurumları ve barış vurgularını Bulgaristan’ın geleceği açısından önemli buluyoruz.

Bizim için asıl mesele bir siyasetçinin kimliği değil, savunduğu ilkelerin Bulgaristan’ın bütün vatandaşları için ne anlama geldiğidir.

1. Devlet Vatandaşına Dönmelidir: Yotova’nın En Önemli Mesajı

İliyana Yotova’nın Filibe’deki açıklamasında şu sözler dikkat çekmektedir:

“Devlet yeniden kendi yerini almalı ve vatandaşlarını korumalıdır. Çünkü vatandaşlar Bulgaristan’ın en büyük zenginliğidir.”

Bu sözler yalnızca siyasi bir vaat olarak değerlendirilmemelidir.

Burada devlet anlayışına ilişkin temel bir yaklaşım bulunmaktadır.

Devletin varlık sebebi insanı korumaktır. Devletin gücü, vatandaşın karşısında ne kadar güçlü olduğuyla değil, vatandaşına ne kadar güven verdiğiyle ölçülmelidir.

Bulgaristan’da bugün üzerinde düşünülmesi gereken meselelerden biri, vatandaş ile devlet arasındaki güven ilişkisidir.

İnsanların gelir dağılımından, kamu hizmetlerine erişimden, bölgesel kalkınma farklılıklarından ve siyasetin işleyişinden duydukları memnuniyetsizlik yalnızca ekonomik bir sorun değildir.

Bunlar aynı zamanda devletin meşruiyeti ve toplumun geleceğe duyduğu güvenle ilgilidir.

Yotova’nın 21. yüzyılda büyük sosyal ve coğrafi eşitsizliklerin kabul edilemeyeceğini belirtmesi, bu bakımdan önemlidir.

BGSAM olarak savunduğumuz temel yaklaşım şudur:

Bulgaristan’ın hiçbir vatandaşı yaşadığı bölge, konuştuğu ana dil, taşıdığı isim veya etnik kökeni nedeniyle kendisini ikinci sınıf vatandaş olarak hissetmemelidir.

2. Kırcaali’den Yükselen Mesaj: Farklılıklar Çatışma Değil, Birlikte Yaşama Kültürüdür

İliyana Yotova’nın Kırcaali hakkında yaptığı değerlendirme, Bulgaristan’ın toplumsal geleceği açısından özel bir anlam taşımaktadır.

Yotova, Kırcaali’yi hoşgörü ve anlayışın kendine özgü bir modeli olarak nitelendirmiş; farklılıkların çatışmak yerine barış içinde birlikte yaşayabildiğini vurgulamıştır.

Bu yaklaşım önemlidir.

Çünkü Kırcaali yalnızca bir şehir değildir.

Kırcaali, Bulgaristan Türklerinin, Bulgarların ve farklı toplumsal kesimlerin ortak hayat tecrübesini taşıyan tarihî bir coğrafyadır.

Bu toprakların hafızasında sevinçler kadar acılar da vardır.

Özellikle geçmişte yaşanan zorla isim değiştirme politikaları, kültürel baskılar ve 1989 göçü, Bulgaristan Türklerinin toplumsal hafızasında derin izler bırakmıştır.

Bu geçmişi yok sayarak gerçek bir toplumsal uzlaşma kurulamaz.

Ancak geçmişin acılarını geleceğin düşmanlığına dönüştürmek de doğru değildir.

Gerçek devlet adamlığı, tarihî acıları kabul ederek bunların tekrar yaşanmamasını sağlayacak demokratik güvenceleri oluşturmaktır.

Kırcaali’nin birlikte yaşama tecrübesi, bütün Bulgaristan için değerlendirilebilecek önemli bir toplumsal birikimdir.

BGSAM açısından Kırcaali’nin verdiği en büyük ders şudur: İnsanlar aynı kökenden gelmek zorunda değildir; fakat aynı hukuk düzeninde eşit ve onurlu biçimde yaşayabilmelidir.

3. Demokrasi Sandıktan İbaret Değildir: Hukuk Herkes İçin Aynı Olmalıdır

İliyana Yotova’nın paylaşılan açıklamalarından birinde şu sözler yer almaktadır:

“Biz, yasaların herkes için eşit olması gerektiğine inanan insanlarız.”

Bu cümle demokratik devlet anlayışının merkezinde yer almaktadır.

Demokrasi yalnızca seçimlerin yapılması değildir.

Demokrasi, seçimlerden sonra da vatandaşın hakkının korunmasıdır.

Demokrasi, güçlülerin kanunları kendi çıkarları için kullanamamasıdır.

Demokrasi, yoksulun da zenginin de aynı mahkemede eşit muamele görmesidir.

Demokrasi, vatandaşın devlete soru sorabilmesi ve devletin hesap verebilmesidir.

Demokrasi, azınlıkların haklarının çoğunluğun günlük siyasi tercihlerine bağlı olmamasıdır.

Bu nedenle Yotova’nın hukuk önünde eşitlik ve kurumsal sorumluluk vurgusunu olumlu değerlendiriyoruz.

Ancak bir hususun altını çizmek gerekir:

Siyasi açıklamalar önemlidir; fakat açıklamaların gerçek değeri uygulamada ortaya çıkar.

Bulgaristan’ın ihtiyacı, yalnızca eşitlikten söz eden siyasetçiler değil, eşitliği devletin bütün kurumlarında güvence altına alan bir yönetim anlayışıdır.

4. Bulgaristan Türkleri Ayrıcalık Değil, Eşit Vatandaşlık İstemektedir

Bulgaristan Türklerinin demokratik talepleri ülkenin bütünlüğüne karşı bir tehdit olarak görülmemelidir.

Ana dilini korumak, kültürünü yaşatmak, tarihini öğrenmek, inancını özgürce sürdürmek ve kamu hayatına eşit şartlarda katılmak, demokratik toplumun temel meseleleridir.

Bulgaristan Türklerinin Bulgaristan’ın ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişimine yaptığı katkılar ülkenin ortak tarihinin bir parçasıdır.

Bu vatandaşların taleplerini yalnızca seçim dönemlerinde hatırlamak, kalıcı bir demokratik yaklaşım değildir.

BGSAM olarak uzun vadeli hedefimizin bütün vatandaşların eşit haklara sahip olduğu bir Bulgaristan olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu hedefin gerçekleştirilmesi için kültürel hakların korunması, eğitim fırsatlarının artırılması, yerel kalkınmanın desteklenmesi ve kamu kurumlarında liyakatin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Biz ne bir toplumun diğerinden üstün olmasını ne de herhangi bir toplumun diğerinden aşağı görülmesini kabul ediyoruz.

Hukukun karşısında herkes vatandaş olmalıdır.

5. Siyasi Kutuplaşma Yerine Diyalog: Barikatlar Değil, Köprüler Kurulmalıdır

Yotova’nın Kırcaali’deki konuşmasında öne çıkan bir başka düşünce, kurumların birbirleriyle sürekli mücadele etmek yerine ortak sorunları çözmeye yönelmesidir.

Yotova’nın ifadesiyle, farklı görüşlerin bulunması normaldir; önemli olan bu görüş ayrılıklarının diyalog yoluyla giderilebilmesidir.

Bu yaklaşım Bulgaristan’ın siyasi istikrarı bakımından önem taşımaktadır.

Çünkü sürekli siyasi krizlerin yaşandığı bir ülkede en büyük bedeli çoğu zaman sıradan vatandaş öder.

Yatırımlar ertelenir.

Gençler geleceklerini başka ülkelerde aramaya başlar.

Kamu kurumlarına güven azalır.

Toplumsal sorunların çözümü gecikir.

Siyaset yalnızca rakipleri yenme mücadelesine dönüşürse ülkenin uzun vadeli çıkarları geri planda kalır.

Oysa demokratik siyasetin amacı farklı görüşleri ortadan kaldırmak değil, farklı görüşlere rağmen ortak çözümler üretebilmektir.

Bu nedenle Bulgaristan’ın ihtiyacı, kurumlar arasında kalıcı iş birliği ve karşılıklı denetim kültürüdür.

Diyalog, eleştiriden vazgeçmek değildir.

Uzlaşma, yanlışlara sessiz kalmak değildir.

Birlik ise herkesin aynı düşünmesini istemek değildir.

Gerçek birlik, farklı düşüncelerin aynı anayasal düzen içinde özgürce var olabilmesidir.

6. Yolsuzlukla Mücadele: Güçlü Devletin Önündeki En Büyük Sınav

İliyana Yotova’nın Filibe’de yaptığı açıklamalarda çıkar ilişkileri, kayırmacılık ve hukuka aykırı nüfuz kullanımıyla mücadeleye dikkat çekmesi de önemlidir.

Yolsuzluk yalnızca kamu kaynaklarının kötüye kullanılması değildir.

Yolsuzluk, gençlerin emeğine duyduğu güveni sarsar.

Yolsuzluk, liyakatli insanların önünü kapatır.

Yolsuzluk, kamu hizmetlerinin kalitesini düşürür.

Yolsuzluk, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını zayıflatır.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, siyasi rakiplere karşı kullanılan geçici bir söylem olmamalıdır.

Bağımsız yargı, şeffaf kamu ihaleleri, denetlenebilir kamu harcamaları ve hesap verebilir yönetim anlayışıyla desteklenmelidir.

BGSAM açısından güçlü devlet, denetlenmeyen devlet değildir.

Güçlü devlet, hukuka bağlı kalan ve vatandaşına hesap verebilen devlettir.

7. Varna’dan Geleceğe: Bulgaristan Teknoloji ve Bilimle Yükselmelidir

İliyana Yotova’nın Varna’da yaptığı açıklamalarda kentin teknoloji merkezi olma potansiyeline dikkat çekmesi, ülkenin kalkınma stratejisi açısından değerlendirilmesi gereken bir yaklaşımdır.

Varna’nın denizcilik, lojistik, teknoloji ve uluslararası ticaret alanlarında önemli imkânları bulunmaktadır.

Ancak Bulgaristan’ın geleceği yalnızca birkaç büyük şehrin gelişmesine bağlı olmamalıdır.

Kırcaali, Şumnu, Razgrad, Silistre, Smolyan ve ülkenin diğer bölgeleri de ekonomik dönüşümün parçası olmalıdır.

BGSAM olarak geleceğin Bulgaristan’ında bölgesel kalkınmanın temel önceliklerden biri olması gerektiğini düşünüyoruz.

Gençlerin kendi şehirlerinde eğitim alabilmesi, nitelikli iş bulabilmesi ve aile kurabilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bir ülkenin gençleri kendi topraklarında gelecek göremiyorsa, o ülke yalnızca nüfus kaybetmez; aynı zamanda gelecekteki bilim insanlarını, girişimcilerini, öğretmenlerini ve yöneticilerini de kaybeder.

Bu nedenle teknoloji yatırımları, eğitim politikaları ve bölgesel kalkınma birlikte ele alınmalıdır.

8. Ekonomik Bağımsızlık ve Sosyal Güvenlik Birlikte Düşünülmelidir

Yotova’nın Gılıbovo’daki enerji tesisleri, madenler ve istihdam hakkındaki açıklamaları, ekonomik güvenlik ile sosyal güvenlik arasındaki ilişkinin önemini göstermektedir.

Sanayi politikası yalnızca üretim rakamlarından ibaret değildir.

Fabrikalar aynı zamanda ailelerin geçim kaynağıdır.

Madenler ve enerji tesisleri yalnızca ekonomik işletmeler değil, birçok bölgenin sosyal hayatını şekillendiren kurumlardır.

Bununla birlikte ekonomik kalkınma, çevrenin korunması ve enerji dönüşümü de göz ardı edilmemelidir.

Bulgaristan’ın ihtiyacı, istihdamı korurken teknolojik yenilenmeyi ve çevresel sorumluluğu birlikte gerçekleştirebilen bir stratejidir.

Bu bakımdan BGSAM, kısa vadeli siyasi vaatlerden ziyade uygulanabilir, mali açıdan sürdürülebilir ve toplumun bütün kesimlerine fayda sağlayan kalkınma programlarının esas alınması gerektiğini savunmaktadır.

9. Barış Politikası: Bulgaristan’ın Güvenliği Diplomasiyle Güçlendirilmelidir

İliyana Yotova’nın Ukrayna’daki savaş konusunda barış müzakerelerini ve Bulgaristan’ın diplomatik rolünü öne çıkaran açıklamaları, dış politika açısından da dikkat çekmektedir.

Savaşın insani sonuçları son derece ağırdır.

Hayatını kaybeden insanlar, yerinden edilen aileler, yıkılan şehirler ve ekonomik kayıplar, barışın değerini bir kez daha göstermektedir.

Ancak kalıcı barış yalnızca savaşın durmasıyla değil; uluslararası hukuk, egemenlik, güvenlik ve adil bir diplomatik çözümle mümkün olabilir.

Bulgaristan’ın dış politikası da ulusal çıkarlarını, uluslararası yükümlülüklerini ve bölgesel istikrarı birlikte gözetmelidir.

BGSAM olarak diplomasiye öncelik verilmesini, savaşların barışçıl yollarla sona erdirilmesini ve Balkanlar’ın yeni çatışmaların değil iş birliğinin merkezi olmasını önemli buluyoruz.

Barış istemek, güvenlik ihtiyacını reddetmek değildir.

Güvenlik ve diplomasi birbirini tamamlayan iki temel devlet sorumluluğudur.

10. Tarihî Hafıza ve Ortak Gelecek: Geçmişi Bilmek, Geleceği Birlikte Kurmak

Yotova’nın Çar Samuil’in tarihî mirasına ilişkin açıklamaları, Bulgaristan’da tarih bilincinin siyasi ve kültürel önemini de göstermektedir.

Her milletin tarihine saygı duyması doğaldır.

Ancak Balkanlar’ın tarihi tek bir toplumun hafızasından ibaret değildir.

Bu coğrafyada Bulgarların, Türklerin, Romanların ve diğer toplulukların ortak ve farklı tarihî tecrübeleri bulunmaktadır.

Tarihe saygı, başkalarının tarihini yok saymayı gerektirmemelidir.

BGSAM açısından tarihî hafızanın en önemli görevi, yeni kuşaklara geçmişte yaşananları doğru anlatmak ve aynı hataların tekrarlanmasını önlemektir.

Bulgaristan’ın geçmişini bütün yönleriyle konuşabilmesi, demokratik olgunluğunun göstergesi olacaktır.

11. Stratejik Bakış: Sözler Nasıl Kalıcı Devlet Politikasına Dönüşebilir?

İliyana Yotova’nın açıklamalarında dikkat çeken başlıkların ortak noktası, devletin vatandaş merkezli bir anlayışla yeniden güçlendirilmesi gerektiği düşüncesidir.

Ancak BGSAM açısından esas soru şudur:

Bu ilkeler gelecekte nasıl ölçülebilir ve sürdürülebilir kamu politikalarına dönüşebilir?

Bunun için beş stratejik öncelik öne çıkmaktadır:

  1. Eşit vatandaşlık: Ayrımcılıkla mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi, bütün vatandaşların haklarının etkin biçimde korunması.
  2. Hukukun üstünlüğü: Yargı bağımsızlığının, kamu yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin geliştirilmesi.
  3. Bölgesel kalkınma: Ekonomik imkânların büyük şehirlerle sınırlı kalmaması, kırsal ve dezavantajlı bölgelerde yatırımların artırılması.
  4. Gençlik ve eğitim: Nitelikli eğitime erişimin genişletilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve gençlerin ülkede kalmasını sağlayacak fırsatların oluşturulması.
  5. Toplumsal uzlaşma: Farklı etnik, dinî ve kültürel toplulukların ortak vatandaşlık temelinde eşit katılımının sağlanması.

Bu hedeflerin hayata geçirilmesi yalnızca cumhurbaşkanlığı makamının değil, parlamentonun, hükümetin, yerel yönetimlerin, bağımsız kurumların ve sivil toplumun ortak sorumluluğudur.

Dolayısıyla siyasi liderliğin başarısı, bu kurumların anayasal yetkilerine saygı göstererek ortak hedeflere yönelmelerini sağlayabilmesiyle ölçülmelidir.

12. BGSAM’ın Yaklaşımı: Şahıslardan Önce İlkeler, Sözlerden Önce Uygulamalar

Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak İliyana Yotova’nın açıklamalarında ortaya koyduğu demokrasi, sosyal adalet, diyalog ve hukuk önünde eşitlik vurgularını desteklemeye değer buluyoruz.

Bu yaklaşımımızın temelinde kişisel bağlılık değil, ilkesel değerlendirme bulunmaktadır.

Bizim için bir siyasetçinin hangi etnik veya siyasi kimlikten geldiğinden önce, hangi demokratik değerleri savunduğu önemlidir.

Bulgaristan’ın geleceğinde ihtiyaç duyulan anlayış, toplumun bir bölümünü diğerine karşı konumlandıran bir siyaset değildir.

İhtiyaç duyulan, her vatandaşın kendisini devletin eşit sahibi olarak hissedebildiği bir düzendir.

Bu nedenle Yotova’nın açıklamalarını önemli bulmakla birlikte, bu sözlerin gelecekte somut uygulamalarla desteklenmesini de bekliyoruz.

Desteklediğimiz temel anlayış, bir kişinin sınırsız siyasi gücü değil; herkes için adalet, herkes için hukuk ve herkes için onurlu vatandaşlıktır.

13. Son Söz: Seçimler Geçer, Adaletin Bıraktığı İz Kalır

Bulgaristan’ın geleceği yalnızca seçim sonuçlarıyla belirlenmeyecektir.

Geleceği belirleyecek olan, seçimlerden sonra nasıl bir devlet anlayışının inşa edildiğidir.

Bugün verilen sözlerin yarın ne kadarının hayata geçirildiği önemlidir.

Bugün dile getirilen eşitliğin yarın mahkemelerde, okullarda, hastanelerde, belediyelerde ve kamu kurumlarında ne ölçüde hissedildiği önemlidir.

Bugün sözü edilen toplumsal barışın yarın farklı kimliklere sahip komşuların hayatında nasıl karşılık bulduğu önemlidir.

Bulgaristan’ın Türk’üyle, Bulgar’ıyla, Roman’ıyla ve bütün vatandaşlarıyla ortak bir geleceği vardır.

Bu gelecek, bir toplumun diğerine üstünlüğü üzerine değil, eşit vatandaşlık ve karşılıklı saygı üzerine kurulmalıdır.

İliyana Yotova’nın son dönemde dile getirdiği ilkeler, Bulgaristan’ın ihtiyaç duyduğu demokratik dönüşümün tartışılması bakımından değerli bir zemin sunmaktadır.

BGSAM olarak bu ilkelerin yalnızca siyasi söylem düzeyinde kalmamasını; hukuk, ekonomi, eğitim, kültür ve kamu yönetiminde somut karşılık bulmasını temenni ediyoruz.

Çünkü tarihte kalıcı iz bırakan liderler yalnızca seçim kazananlar değildir.

Tarihte kalıcı iz bırakanlar, vatandaşlarının haklarını koruyan, toplumsal barışı güçlendiren ve kendilerinden sonra gelen kuşaklara daha adil bir ülke bırakabilenlerdir.

Bizim arzumuz, güçlülerin ayrıcalıklı olduğu bir Bulgaristan değil; hukukun güçlü, vatandaşın eşit, devletin adil olduğu bir Bulgaristan’dır.

Bulgaristan hepimizin ortak vatanıdır. Geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur.

BGSAM – Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Bu değerlendirme, paylaşılan İliyana Yotova açıklamalarının içerdiği siyasi ve toplumsal ilkeler esas alınarak hazırlanmıştır. Açıklamalara verilen ilkesel destek, gelecekteki uygulamaların bağımsız ve eleştirel biçimde değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.