11 Temmuz 1995 – Srebrenitsa Soykırımı: İnsanlığın Ortak Vicdanında Silinmeyen Bir Yara
Tarih, unutulmaması gereken acılarla doludur. Bu acılardan biri de 11 Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde yaşanan ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa Soykırımı’dır. Avrupa’nın II. Dünya Savaşı’ndan sonra tanınan en büyük soykırımı olarak kabul edilen bu trajedide, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilmiş olmasına rağmen en az 8.372 Boşnak erkek ve çocuk, kimlikleri nedeniyle sistematik şekilde katledildi. Binlerce insan zorla yerinden edildi, aileler parçalandı ve geride nesiller boyunca dinmeyecek büyük bir acı kaldı.
Srebrenitsa yalnızca Bosna-Hersek’in değil, tüm insanlığın ortak hafızasında derin izler bırakan bir trajedidir. Annelerin yıllarca evlatlarının bir kemiğine ulaşabilmek için verdiği mücadele, toplu mezarlardan çıkarılan ve kimlik tespiti yıllar süren cenazeler, savaşın en acı yüzünü gözler önüne sermektedir. Her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda kimliği yeni belirlenen kurbanların defnedilmeye devam edilmesi, bu acının hâlâ sona ermediğinin en somut göstergesidir.
Uluslararası mahkemeler tarafından soykırım olarak tescillenen Srebrenitsa, nefretin, ayrımcılığın ve sessiz kalmanın nelere yol açabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu nedenle Srebrenitsa’yı anmak yalnızca geçmişi hatırlamak değil; barışı, adaleti, insan haklarını ve birlikte yaşama kültürünü savunmanın da bir gereğidir. Çünkü unutulan her acı, benzer felaketlerin yeniden yaşanmasına zemin hazırlayabilir.
Bugün Srebrenitsa’da yaşamını yitiren masumları saygı, rahmet ve dualarla anarken, geride kalan ailelerin tarifsiz acısını da yüreğimizde hissediyoruz. Kaybedilen her can; yarım kalan bir hayatı, dağılan bir aileyi ve susturulan bir umudu temsil etmektedir. İnsanlık vicdanı, bu acıyı unutmamalı; nefret söylemine, ayrımcılığa ve her türlü insanlık suçuna karşı ortak bir duruş sergilemelidir.
Srebrenitsa, yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay değil; geleceğe bırakılmış önemli bir uyarıdır. Barışın, kardeşliğin ve insan onurunun korunabilmesi için tarihî gerçekleri inkâr etmeden, yaşanan acıları unutmadan ve adalet mücadelesini destekleyerek ortak hafızamızı canlı tutmalıyız.
Srebrenitsa’da hayatını kaybeden tüm masumları rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Acıları ortak acımız, hatıraları ortak vicdanımızdır.
Unutmadık. Unutturmayacağız.

