BULGARİSTAN İÇİN YENİ BİR YOL HARİTASI

Rafet ULUTÜRK

Adalet, Eşitlik, Şeffaflık ve Milli Birlik Üzerine Bir Gelecek Vizyonu

Bulgaristan Bir Karar Noktasında

Tarih boyunca bazı milletler önlerine çıkan krizleri fırsata çevirmeyi başarmış, bazıları ise değişimi okuyamadıkları için geride kalmıştır. Bugün Bulgaristan da böylesine kritik bir dönemeçten geçmektedir.

Nüfus azalıyor.

Gençler ülkeyi terk ediyor.

Köyler boşalıyor.

Ekonomik rekabet giderek sertleşiyor.

Vatandaşın devlete olan güveni zayıflıyor.

Siyasi kurumlara olan inanç azalıyor.

Fakat bütün bunlara rağmen Bulgaristan’ın önünde büyük bir fırsat bulunmaktadır.

Avrupa Birliği üyeliği, Karadeniz’e açılan kapıları, Balkanların merkezindeki konumu, Türkiye ve Avrupa arasındaki stratejik geçiş noktası olması Bulgaristan’a önemli avantajlar sunmaktadır.

Asıl mesele bu avantajların nasıl kullanılacağıdır.

Bugün Bulgaristan’ın ihtiyacı yeni sloganlar değil, yeni bir devlet anlayışıdır.

Gerçeklerle Yüzleşmeden Gelecek Kurulamaz

Başarılı devletlerin ortak özelliği sorunlarını gizlemeleri değil, cesaretle konuşmalarıdır.

Bir hastalık teşhis edilmeden tedavi edilemez.

Bir sorun kabul edilmeden çözülemez.

Bu nedenle Bulgaristan öncelikle kendi gerçekleriyle yüzleşmelidir.

Neden nüfus azalıyor?

Neden gençler ülkeyi terk ediyor?

Neden vatandaşın devlete güveni düşüyor?

Neden yatırımcılar bazı konularda tereddüt yaşıyor?

Neden yolsuzluk iddiaları yıllardır gündemden düşmüyor?

Bu sorular dürüstçe sorulmalı ve dürüstçe cevaplanmalıdır.

Çünkü gerçeklerden kaçan devletler sorunlarını büyütür, gerçeklerle yüzleşen devletler ise güçlenir.

Devletin Temeli Adalettir

Bir ülkeyi ayakta tutan şey sadece ekonomi değildir.

Sadece siyaset de değildir.

Bir devleti ayakta tutan en büyük güç adalettir.

Adalet varsa güven vardır.

Güven varsa birlik vardır.

Birlik varsa kalkınma vardır.

Kalkınma varsa güçlü devlet vardır.

Bulgaristan’ın geleceği de ancak adalet üzerine inşa edilebilir.

Devlet; Türk, Bulgar, Pomak, Roman veya başka bir topluluğa mensup bütün vatandaşlarına eşit mesafede durmalıdır.

Dil, din, etnik köken, siyasi görüş veya sosyal statü hiçbir vatandaş için ayrıcalık veya dezavantaj oluşturmamalıdır.

Devletin gözü, kulağı ve vicdanı herkes için aynı olmalıdır.

Çünkü gerçek birlik ancak eşit vatandaşlık anlayışıyla kurulabilir.

Yolsuzlukla Mücadele Devletin Namus Meselesidir

Bugün Bulgaristan’ın önündeki en önemli sınavlardan biri yolsuzlukla mücadeledir.

Bu mücadele parti kavgası değildir.

Bu mücadele seçim hesabı değildir.

Bu mücadele devletin itibarı meselesidir.

Vatandaş şunu bilmek istemektedir:

Devlet kaynakları nasıl kullanıldı?

Avrupa Birliği fonları nereye harcandı?

Kamu ihaleleri hangi kriterlere göre dağıtıldı?

Kimler kamu gücünü şahsi menfaat için kullandı?

Kimler devlet bütçesinden haksız kazanç sağladı?

Bu soruların cevapları açık ve şeffaf şekilde ortaya konulmalıdır.

Kim suç işlemişse mahkeme önüne çıkarılmalıdır.

Kim devlete zarar vermişse hesap vermelidir.

Kim kamu malını kendi malı gibi kullanmışsa bunun bedelini ödemelidir.

Aynı zamanda hiçbir masum insan siyasi hesaplaşmaların kurbanı yapılmamalıdır.

Adalet intikam değil, hakkı sahibine vermektir.

Milletvekili Sayısı ve Devlet Yapısı Yeniden Değerlendirilmelidir

Nüfusun sürekli azaldığı bir ülkede devlet mekanizmasının da gözden geçirilmesi kaçınılmazdır.

Bugün Bulgaristan’ın ihtiyacı daha fazla bürokrasi değil, daha fazla verimliliktir.

Milletvekili sayısının azaltılması konusu bilimsel veriler ışığında tartışılmalıdır.

Amaç demokrasiyi küçültmek değil, devleti daha etkin hale getirmektir.

Devlet harcamaları yeniden gözden geçirilmelidir.

İsraf önlenmelidir.

Vatandaşın vergileri en verimli şekilde kullanılmalıdır.

Çünkü devlet bütçesi siyasetçilerin değil, milletin emanetidir.

Liyakat Devrimi Başlatılmalıdır

Bir ülke akrabalıkla değil liyakatle büyür.

Parti sadakatiyle değil bilgi ve ehliyetle güçlenir.

Bulgaristan’ın yeni dönemde en çok ihtiyaç duyduğu reformlardan biri liyakat reformudur.

Devlet kurumlarında görev alacak kişiler;

Dürüst olmalıdır.

Bilgili olmalıdır.

Tecrübeli olmalıdır.

Tarafsız olmalıdır.

Vatandaşa hizmet etmeyi görev bilmelidir.

Devlet makamları siyasi ödül dağıtma merkezleri olmaktan çıkarılmalı, hizmet merkezlerine dönüştürülmelidir.

Toplumun Tamamı Kucaklanmalıdır

Bugünün dünyasında ayrıştıran devletler küçülmekte, birleştiren devletler büyümektedir.

Bulgaristan’ın en büyük gücü farklılıkları çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olarak görebilmesidir.

Türkler, Bulgarlar, Pomaklar, Romanlar ve diğer bütün vatandaşlar bu ülkenin ortak geleceğinin parçasıdır.

Hiçbir vatandaş kendisini ikinci sınıf hissetmemelidir.

Hiçbir vatandaş devlete yabancılaşmamalıdır.

Devlet herkesi kucakladığı ölçüde güçlenir.

Toplumun bütün kesimlerinin yönetime katıldığı, kendisini temsil edilmiş hissettiği bir Bulgaristan daha güçlü olacaktır.

Balkanların Öncüsü Olmanın Formülü

Bulgaristan’ın önünde tarihi bir fırsat bulunmaktadır.

Bugün Balkanlar yeni bir dönüşüm sürecinden geçmektedir.

Enerji koridorları değişmektedir.

Ticaret yolları yeniden şekillenmektedir.

Jeopolitik dengeler yeniden kurulmaktadır.

Böylesi bir dönemde Bulgaristan sadece gelişmeleri izleyen bir ülke olmamalıdır.

Gelişmelere yön veren bir ülke olmalıdır.

Bunun yolu ise içeride güçlü olmaktan geçmektedir.

İçeride adalet…

İçeride güven…

İçeride birlik…

İçeride şeffaflık…

İçeride liyakat…

İçeride eşit vatandaşlık…

Bunları başarabilen bir Bulgaristan yalnız Balkanların değil, Avrupa’nın da örnek gösterilen ülkelerinden biri olabilir.

Yeni Bulgaristan Vizyonu

Yeni Bulgaristan;

Vatandaşına güven veren,

Yatırımcıya hukuk güvencesi sunan,

Gençlerine umut veren,

Yolsuzlukla tavizsiz mücadele eden,

Bütün vatandaşlarına eşit davranan,

Liyakati esas alan,

Şeffaf ve hesap verebilir bir devlet olmalıdır.

Böyle bir Bulgaristan sadece ekonomik olarak değil, toplumsal olarak da yükselecektir.

Sonuç: Gelecek Adaletle Kurulur

Bugün Bulgaristan’ın önünde iki yol bulunmaktadır.

Birincisi; sorunları ertelemek, günü kurtarmak ve mevcut düzeni sürdürmek.

İkincisi ise cesaret göstermek, reform yapmak ve geleceği inşa etmektir.

Tarih göstermiştir ki büyük devletler zor kararlar alabilen devletlerdir.

Bulgaristan da bugün cesur kararlar almak zorundadır.

Adalet herkes için uygulanmalıdır.

Yolsuzluk yapanlar hesap vermelidir.

Devlete zarar verenler hukuk önünde bedelini ödemelidir.

Vatandaşlar arasında ayrım yapılmamalıdır.

Devlet yönetiminde liyakat esas alınmalıdır.

Toplumun tamamı kucaklanmalıdır.

Çünkü güçlü Bulgaristan’ın yolu güçlü ekonomiden önce güçlü adaletten geçmektedir.

Adaletin olduğu yerde güven vardır.

Güvenin olduğu yerde birlik vardır.

Birliğin olduğu yerde kalkınma vardır.

Kalkınmanın olduğu yerde ise Balkanların öncü ve saygın Bulgaristan’ı yükselir.