BGSAM ve BULTÜRK’ten Prof. Dr. Kürşat Zorlu’ya Anlamlı Ziyaret: “Türk Dünyası’nda Soykırımlar” Kitabı Takdim Edildi
Arzu ÜNAL – BGSAM
Türk dünyasının ortak acılarını, sürgünlerini, zorunlu göçlerini ve kimlik mücadelesini gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan “Türk Dünyası’nda Soykırımlar” adlı kapsamlı eser, BULTÜRK Genel Başkanı ve kitabın hazırlayıcısı Rafet Ulutürk tarafından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşat Zorlu’ya takdim edildi.
Türk Dünyasının Ortak Hafızası Önemli Bir Buluşmada Gündeme Geldi
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK ve BGSAM Başkan Yardımcısı Arzu ÜNAL, Türk dünyasının tarihî hafızasının korunması, ortak kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında anlamlı bir ziyarete imza attı.
14 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette, BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk tarafından hazırlanan ve Melekler Yayıncılık tarafından yayımlanan “Türk Dünyası’nda Soykırımlar” adlı eser, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşat Zorlu’ya takdim edildi. Ziyaret, yalnızca bir kitap takdimi olmanın ötesinde, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan tarihî acıların unutulmaması, ortak hafızanın güçlendirilmesi ve kültürel dayanışmanın geliştirilmesi açısından anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.
70 Yazar, 81 Makale: Türk Dünyasının Ortak Acıları Tek Eserde
Türk dünyasının yakın ve uzak tarihinde yaşanan sürgünleri, katliamları, zorunlu göçleri, asimilasyon politikalarını ve kültürel kimlik mücadelelerini ele alan eser, geniş kapsamıyla dikkat çekiyor.
Farklı alanlardan akademisyenlerin, tarihçilerin, araştırmacıların, yazarların, fikir insanlarının ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan kitapta 66 yazarın kaleminden çıkan 81 çalışma yer alıyor.
Eserde Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Kırım’dan Ahıska’ya, Azerbaycan’dan Doğu Türkistan’a kadar Türk topluluklarının yaşadığı geniş coğrafyada meydana gelen tarihî hadiseler inceleniyor.
Çalışma, yalnızca insan kayıplarına değil; zorunlu göçlerle parçalanan ailelere, yok edilen kültürel mirasa, değiştirilen kimliklere, yasaklanan dillere ve kuşaktan kuşağa taşınan toplumsal travmalara da dikkat çekiyor.
Bu yönüyle eser, geçmişin acılarını kayıt altına alan bir tarih çalışması olmasının yanında, gelecek nesillere bırakılan önemli bir kültürel hafıza belgesi niteliği taşıyor.
Rafet Ulutürk: “Tarihini Unutan Millet, Geleceğini Başkalarının Kalemine Bırakır”
Kitabın takdimi vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, eserin hazırlanışındaki temel düşünceyi şu sözlerle ifade etti:
“Biz bu kitabı geçmişin yaralarını yeniden kanatmak için değil, o yaraların nasıl açıldığını unutmamak için hazırladık. Çünkü tarihini bilmeyen bir millet, geleceğini sağlam temeller üzerine inşa edemez.
Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan acılar birbirinden bağımsız değildir. Balkanlar’da yaşanan sürgünlerle Ahıska’da yaşananlar, Kırım’daki dramla Doğu Türkistan’daki kimlik mücadelesi, ortak tarihî hafızamızın farklı sayfalarıdır.
Bizim amacımız hiçbir millete karşı düşmanlık üretmek değildir. Amacımız, insanlık onurunun korunmasına katkı sağlamak, tarihî gerçeklerin araştırılmasını teşvik etmek ve aynı acıların bir daha yaşanmamasına hizmet etmektir.
Çünkü geçmişini unutan toplumlar, aynı acıları yeniden yaşama tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.”
Türk Devletleri Arasındaki İş Birliğinde Tarihî Hafızanın Önemi
Ziyaretin dikkat çeken yönlerinden biri de eserin, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinden sorumlu önemli bir siyasi makama takdim edilmesi oldu.
Türk dünyası arasındaki ilişkiler günümüzde yalnızca ekonomi, ticaret, ulaştırma, enerji ve diplomasi alanlarıyla sınırlı kalmıyor. Ortak tarih, dil, kültür, eğitim ve toplumsal hafıza da bu ilişkilerin uzun vadeli gelişiminde belirleyici rol oynuyor.
BULTÜRK, bu anlayış doğrultusunda tarihî hafızanın Türk dünyası arasındaki iş birliğinin kültürel temellerinden biri olması gerektiğini savunuyor.
Türk devletleri ve toplulukları arasında ortak tarih araştırmalarının geliştirilmesi, akademik çalışmaların desteklenmesi, tarihî belgelerin dijital ortama aktarılması ve genç kuşakların ortak kültürel miras konusunda bilinçlendirilmesi, bu yaklaşımın önemli unsurları arasında yer alıyor.
Bulgaristan Türklerinin Yaşadıkları da Ortak Hafızanın Bir Parçası
BULTÜRK tarafından hazırlanan eserde Balkan Türklerinin tarihî tecrübeleri de önemli bir yer tutuyor.
Özellikle Bulgaristan Türklerinin farklı dönemlerde karşı karşıya kaldıkları kimlik baskıları, isim değiştirme uygulamaları, dinî ve kültürel özgürlüklere yönelik kısıtlamalar ile 1989 yılında yaşanan kitlesel göç, Türk dünyasının ortak hafızası açısından ele alınması gereken tarihî hadiseler arasında bulunuyor.
BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, Bulgaristan Türklerinin yaşadığı tarihî olayların yalnızca Bulgaristan veya Türkiye’nin değil, bütün Türk dünyasının ortak tarihinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Bu çerçevede derneğin temel yaklaşımı, geçmişte yaşananların bilimsel yöntemlerle araştırılması, belgelenmesi ve yeni nesillere aktarılması üzerine kuruluyor.
Stratejik Hedef: Ortak Tarihten Ortak Geleceğe
BULTÜRK’ün tarihî hafıza çalışmalarının arkasında uzun vadeli bir kültürel vizyon bulunuyor.
Bu vizyon, Türk dünyasının yalnızca ortak geçmişe sahip topluluklardan oluşmadığı; aynı zamanda eğitim, bilim, kültür, insan hakları ve uluslararası iş birliği alanlarında ortak gelecek inşa edebilecek büyük bir medeniyet birikimine sahip olduğu düşüncesine dayanıyor.
Bu nedenle “Türk Dünyası’nda Soykırımlar” kitabının akademik çevrelerde değerlendirilmesi, üniversite kütüphanelerine kazandırılması, araştırmacılara ulaştırılması ve farklı dillere çevrilmesi, eserin etkisini genişletebilecek önemli adımlar olarak görülüyor.
Tarihî hafızanın korunması, geçmişe bağlı kalmak anlamına gelmiyor. Aksine geçmişin doğru anlaşılması, geleceğin daha adil, barışçıl ve güvenli biçimde kurulmasına katkı sağlıyor.
“Geçmişi Unutmayacağız, Geleceği Birlikte İnşa Edeceğiz”
BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, kitabın Türk dünyasının ortak vicdanına hitap ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim mücadelemiz yalnızca geçmişi anlatmak değildir. Biz geleceğin nesillerine bir hafıza, bir bilinç ve bir sorumluluk bırakmak istiyoruz.
Bugün bu kıymetli eseri Sayın Prof. Dr. Kürşat Zorlu’ya takdim etmekten büyük memnuniyet duyduk. Türk dünyasının ortak tarihine, kültürel değerlerine ve geleceğine yönelik çalışmaları son derece önemsiyoruz.
İnanıyoruz ki Türk dünyasının gerçek gücü yalnızca sahip olduğu nüfusta, topraklarda veya ekonomik imkânlarda değil; ortak hafızasında, kültüründe, dayanışmasında ve gelecek nesillere bırakacağı değerlerde saklıdır.
Bizler BULTÜRK olarak bu anlayışla çalışmaya, araştırmaya, yazmaya ve tarihimizin unutulan sayfalarını gün yüzüne çıkarmaya devam edeceğiz.”
BULTÜRK’ün Kültürel Diplomasi Çalışmaları Devam Edecek
2026 yılında gerçekleştirilen tanıtım programı ve sergiyle kamuoyuna sunulan “Türk Dünyası’nda Soykırımlar” kitabı, BULTÜRK’ün kültürel miras ve tarihî hafıza alanındaki çalışmalarının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Dernek, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan topluluklar arasında kültürel bağların güçlendirilmesi, ortak tarihin bilimsel yöntemlerle araştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki faaliyetlerini sürdürmeyi hedefliyor.
Prof. Dr. Kürşat Zorlu’ya gerçekleştirilen kitap takdimi de bu çalışmaların kamu kurumları, akademik çevreler ve sivil toplum arasında daha geniş bir iş birliği anlayışıyla ele alınması açısından önem taşıyor. BULTÜRK’ün bu anlamlı ziyareti, tarihin yalnızca geçmişte yaşanan olaylardan ibaret olmadığını; milletlerin kimliğini, hafızasını ve geleceğini şekillendiren en önemli değerlerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çünkü milletlerin geleceği yalnızca bugün attıkları adımlarla değil, geçmişlerinden çıkardıkları derslerle de şekillenir. Geçmişi bilmek bir sorumluluk, hafızayı korumak bir görev, gelecek nesillere aktarmak ise tarihî bir emanettir.
Haber: BGSAM Basın ve İletişim

