Anafartalar Zaferi’nin Çanakkale Cephesi’ndeki Askeri ve Tarihsel Önemi

Aysu AKBAŞ

Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri olan Çanakkale Cephesi, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasındaki askerî mücadelenin ötesinde, savaşın genel seyri ve uluslararası güç dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur. İtilaf Devletleri’nin temel hedefleri arasında Çanakkale Boğazı’nı kontrol altına almak, İstanbul’a ulaşmak, Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak ve Rusya’ya güvenli bir ikmal yolu açmak bulunmaktaydı. 18 Mart 1915’te deniz harekâtında alınan başarısız sonucun ardından İtilaf Devletleri, Gelibolu Yarımadası’na kara kuvvetleri çıkararak Boğaz’ı karadan geçme stratejisini uygulamaya koymuştur.

25 Nisan 1915’te başlayan kara harekâtı, Osmanlı kuvvetlerinin güçlü direnişi nedeniyle beklenen sonucu vermemiştir. İtilaf Devletleri, cephedeki mevcut durumun aşılması amacıyla Ağustos ayında yeni ve daha kapsamlı bir taarruz planı hazırlamıştır. Suvla Körfezi’ne yapılan çıkarma ile Conkbayırı ve Kocaçimentepe hattına yönelik saldırılar, bu planın temel unsurlarını oluşturmuştur. Bu süreçte meydana gelen Anafartalar Muharebeleri ve özellikle 10 Ağustos 1915 tarihli Conkbayırı karşı taarruzu, Çanakkale Cephesi’nin stratejik seyrini belirleyen gelişmeler arasında yer almıştır.¹

Çanakkale Cephesi ve Ağustos Taarruzu

Çanakkale’de 25 Nisan sonrasında oluşan cephe hattı, İtilaf kuvvetlerinin kısa sürede ilerleyerek Gelibolu Yarımadası’nın iç kesimlerine ulaşmasını engellemiştir. Osmanlı kuvvetleri Arıburnu ve Seddülbahir bölgelerinde yoğun bir savunma gerçekleştirmiş, İtilaf kuvvetleri ise mevcut mevzilerde önemli bir ilerleme sağlayamamıştır. Bu durum, İtilaf komutanlığını yeni bir askerî plan hazırlamaya yöneltmiştir.

Ağustos 1915 taarruzunun amacı, Gelibolu Yarımadası’nın kuzey bölümünde yeni bir cephe açarak Osmanlı savunmasının dengesini bozmak ve Kocaçimentepe-Conkbayırı hattını ele geçirmekti. Bu strateji kapsamında 6 Ağustos’ta Suvla Körfezi’ne çıkarma gerçekleştirilmiş, aynı zamanda Anzak birlikleri Conkbayırı ve Kocaçimentepe yönünde harekete geçirilmiştir.¹

Suvla çıkarmasının başarılı bir şekilde genişletilmesi ve Conkbayırı-Kocaçimentepe hattının ele geçirilmesi hâlinde, Osmanlı kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’ndaki savunma düzeninin ciddi biçimde sarsılması beklenmekteydi. Dolayısıyla Ağustos taarruzu, Çanakkale Cephesi’nde İtilaf kuvvetlerinin son derece önemli bir stratejik girişimi niteliğindeydi.

Anafartalar Grup Komutanlığı ve Mustafa Kemal

Ağustos taarruzunun kritik aşamasında Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı’na atanmıştır. Mustafa Kemal’in görevlendirilmesi, bölgedeki Osmanlı birliklerinin sevk ve idaresinin yeniden düzenlenmesi bakımından önemli bir gelişme olmuştur.²

Mustafa Kemal’in kendi değerlendirmeleri, Anafartalar bölgesindeki askerî durumun son derece kritik olduğunu göstermektedir. Cephedeki birliklerin dağınık yapısı, düşmanın ilerleme teşebbüsleri ve arazinin stratejik özellikleri, hızlı karar alınmasını zorunlu kılmıştır. Mustafa Kemal, Anafartalar bölgesine geldikten sonra birliklerin durumunu değerlendirmiş ve düşmanın ilerleyişinin durdurulmasına yönelik tedbirler almıştır.³

Mustafa Kemal’in komuta anlayışının temel özelliklerinden biri, savaş alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek inisiyatif kullanmasıdır. Anafartalar Muharebeleri bu açıdan onun askerî kariyerindeki önemli örneklerden birini oluşturmuştur.

Birinci Anafartalar Muharebesi

6 Ağustos 1915 tarihinde başlayan İtilaf taarruzu, Suvla bölgesinde önemli bir çıkarma hareketinin gerçekleştirilmesiyle yeni bir boyut kazanmıştır. Osmanlı kuvvetleri başlangıçta bölgedeki birliklerin yetersizliği ve sevk-idare sorunları nedeniyle zor bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Bununla birlikte Osmanlı komuta kademesi kısa süre içerisinde bölgeye takviye birlikleri sevk etmiştir.

9 Ağustos’ta Anafartalar bölgesinde gerçekleştirilen Osmanlı karşı taarruzu, İtilaf kuvvetlerinin ilerleyişini sınırlandırmıştır. Birinci Anafartalar Muharebesi olarak adlandırılan bu mücadelede Osmanlı kuvvetleri, İngiliz birliklerinin Anafartalar bölgesinde daha ileri mevzilere ulaşmasını engellemiştir.⁴

Bu muharebe, Ağustos taarruzunun başarısının yalnızca çıkarma operasyonunun gerçekleştirilmesine bağlı olmadığını göstermiştir. İtilaf kuvvetlerinin iç bölgelere doğru ilerleyebilmesi için Osmanlı savunma hatlarının aşılması gerekiyordu. Anafartalar’daki Osmanlı karşı taarruzu bu hedefin gerçekleşmesini önemli ölçüde zorlaştırmıştır.

10 Ağustos 1915: Conkbayırı Karşı Taarruzu

Anafartalar Zaferi’nin en önemli aşamalarından biri 10 Ağustos 1915 tarihinde Conkbayırı’nda gerçekleşmiştir. İtilaf kuvvetleri, Conkbayırı ve Kocaçimentepe hattını ele geçirerek Gelibolu Yarımadası’nın stratejik yüksek noktalarında üstünlük sağlamayı amaçlamıştır.

Mustafa Kemal’in komutasındaki Osmanlı birlikleri 10 Ağustos sabahı Conkbayırı’nda karşı taarruza geçmiştir. Muharebenin sonucu, bölgedeki İtilaf kuvvetlerinin geri çekilmek zorunda kalması ve Osmanlı kuvvetlerinin kritik araziyi yeniden kontrol altına alması şeklinde gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal’in Anafartalar Muharebeleri’ne ilişkin kendi tarihçesinde bu harekâtın gelişimine dair ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.⁵

Conkbayırı’nın kontrol altında tutulması, yalnızca taktik bir başarı olarak değerlendirilmemelidir. Bölgedeki yüksek arazilerin kontrolü, Gelibolu Yarımadası’ndaki askerî harekâtın seyri bakımından belirleyici öneme sahipti. Bu nedenle 10 Ağustos’taki karşı taarruz, İtilaf kuvvetlerinin Ağustos taarruzunun stratejik hedeflerinin önemli ölçüde sekteye uğramasında etkili olmuştur.

Anafartalar Zaferi’nin Stratejik Önemi

Anafartalar Muharebeleri’nin en önemli sonucu, İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’nda yeni bir cephe açarak Osmanlı savunmasını yarma planının başarıya ulaşmasını engellemesidir. Ağustos taarruzunun başlangıcında İtilaf kuvvetleri açısından önemli bir fırsat ortaya çıkmış olmasına rağmen Osmanlı kuvvetlerinin kısa süre içerisinde toparlanması ve karşı taarruzlar gerçekleştirmesi bu fırsatın kalıcı bir stratejik kazanıma dönüşmesini engellemiştir.⁶

Genelkurmay tarafından yayımlanan Çanakkale Cephesi çalışmalarında da Ağustos 1915 dönemindeki harekât, Çanakkale kara savaşlarının önemli safhalarından biri olarak ele alınmaktadır. Genelkurmay yayınları, Çanakkale Cephesi’nin farklı aşamalarını ayrıntılı biçimde inceleyen kapsamlı bir askerî tarih külliyatı niteliğindedir.⁷

Anafartalar’daki başarı, İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’nda kesin bir sonuç elde etmesini engellemiş ve cephedeki Osmanlı savunmasının devamlılığını sağlamıştır. Bu açıdan Anafartalar, Çanakkale Cephesi’nin genel sonucu üzerinde etkili olan kritik askerî gelişmelerden biri olarak değerlendirilebilir.

Mustafa Kemal’in Askerî Liderliği

Anafartalar Muharebeleri, Mustafa Kemal’in askerî liderliğinin değerlendirilmesi bakımından özel bir öneme sahiptir. Onun bölgedeki faaliyetleri, yalnızca emir-komuta sorumluluğu ile sınırlı kalmamış; arazi şartlarının değerlendirilmesi, birliklerin sevk edilmesi ve karşı taarruzların zamanlaması gibi doğrudan savaş yönetimi unsurlarını da kapsamıştır.

Mustafa Kemal’in Anafartalar ve Conkbayırı’ndaki faaliyetleri, daha önce Arıburnu’nda gösterdiği askerî inisiyatif ile birlikte değerlendirildiğinde, onun Çanakkale Cephesi’ndeki komuta deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Kendi rapor ve hatıraları, bu süreçte aldığı kararların ve savaş alanındaki gözlemlerinin birincil kaynak niteliğinde incelenmesine imkân sağlamaktadır.⁸

Bu noktada Anafartalar Zaferi’nin yalnızca Mustafa Kemal’in şahsına indirgenmesi de tarihsel açıdan doğru değildir. Zafer, Osmanlı ordusunun farklı birliklerinin ve cephede görev yapan subay ve askerlerin ortak mücadelesinin sonucudur. Mustafa Kemal’in liderliği ise bu kolektif askerî çabanın sevk ve idaresinde belirleyici unsurlardan biri olmuştur.

Anafartalar’ın Tarihsel Mirası

Anafartalar Zaferi, Çanakkale Savaşları’nın Türk tarihindeki hafızasında önemli bir yere sahiptir. Zaferin tarihsel anlamı, yalnızca savaş meydanındaki sonuçlarla sınırlı değildir. Çanakkale Cephesi, Osmanlı toplumunun farklı bölgelerinden gelen askerlerin ortak bir savunma içerisinde yer aldığı ve savaşın toplumsal hafızada güçlü bir karşılık bulduğu tarihsel bir süreçtir.

Anafartalar ise özellikle Mustafa Kemal’in askerî kariyerindeki konumu nedeniyle ayrı bir önem kazanmıştır. Ruşen Eşref Ünaydın’ın Mustafa Kemal ile gerçekleştirdiği mülakat da bu dönemin kamuoyundaki tarihsel anlatısının şekillenmesinde önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Türk Tarih Kurumu kütüphane kayıtlarında söz konusu eser, Anafartalar ve Gelibolu literatürü içerisinde yer almaktadır.⁹

Bununla birlikte Anafartalar’ın tarihsel mirasının değerlendirilmesinde askerî boyutun yanı sıra insani boyutun da göz önünde bulundurulması gerekir. Çanakkale’de hayatını kaybeden ve yaralanan binlerce asker, savaşın ağır insani maliyetini ortaya koymaktadır. Bu nedenle Anafartalar Zaferi, yalnızca bir zafer anlatısı olarak değil, savaşın insan ve toplum üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

10 Ağustos 1915 Anafartalar Zaferi, Çanakkale Cephesi’nin askerî ve stratejik gelişimi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. İtilaf Devletleri’nin Ağustos 1915’te gerçekleştirdiği geniş kapsamlı taarruz, Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı savunmasının aşılmasını hedeflemiş; ancak Anafartalar ve Conkbayırı çevresindeki Osmanlı direnişi bu stratejinin başarıya ulaşmasını engellemiştir.

Anafartalar Muharebeleri, Osmanlı kuvvetlerinin savunma kapasitesini ortaya koyduğu gibi Mustafa Kemal’in askerî liderliğinin de belirgin biçimde öne çıktığı bir süreç olmuştur. Bununla birlikte zaferin yalnızca tek bir komutanın başarısı olarak değerlendirilmesi yerine, Osmanlı ordusunun kolektif savunma mücadelesi içerisinde ele alınması tarihsel açıdan daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Anafartalar Zaferi’nin önemi, Çanakkale Cephesi’nde İtilaf kuvvetlerinin stratejik hedeflerine ulaşmasını engellemesinden kaynaklanmaktadır. Bu başarının ardından Gelibolu Yarımadası’nda kesin bir sonuç elde edemeyen İtilaf kuvvetleri, ilerleyen aylarda bölgeyi tahliye etmek zorunda kalmıştır. Böylece Anafartalar, Çanakkale Cephesi’nin nihai sonucunu etkileyen temel askerî gelişmelerden biri hâline gelmiştir.


Dipnotlar

  1. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, V. Cilt: Çanakkale Cephesi Harekâtı, çeşitli ciltler (Ankara: Genelkurmay Basımevi, 1978–2012). Genelkurmay’ın Çanakkale Cephesi yayınları, cephedeki harekâtın farklı safhalarını ayrıntılı olarak ele almaktadır.
  2. Mustafa Kemal Atatürk, Anafartalar Muharebelerine Ait Tarihçe, haz. Suat Akgül, Hülya Toker ve Sema Demirtaş (Ankara: Türk Tarih Kurumu). Eser, Türk Tarih Kurumu kütüphane kayıtlarında Mustafa Kemal Atatürk adına kayıtlıdır.
  3. Mustafa Kemal Atatürk, Anafartalar Muharebelerine Ait Hatıralar (İstanbul: Sel Yayınları, 1955). Eser, Atatürk Araştırma Merkezi Kütüphanesi kayıtlarında bulunmaktadır.
  4. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, V. Cilt: Çanakkale Cephesi Harekâtı. Çanakkale Cephesi’nin 1915 yılı harekâtına ilişkin Genelkurmay serisi için ayrıca Millî Savunma Bakanlığı’nın Çanakkale Harbi Serisi kataloğuna bakınız.
  5. Atatürk, Anafartalar Muharebelerine Ait Tarihçe. Mustafa Kemal’in Anafartalar muharebelerine ilişkin tarihçesi Türk Tarih Kurumu kataloglarında ayrıca kayıtlıdır.
  6. Edward J. Erickson, Gallipoli: The Ottoman Campaign (London: Pen & Sword, 2015).
  7. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi, V. Cilt, I–III. Kitaplar (Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2012). Bu yayınların bibliyografik kayıtları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan kaynakçada da yer almaktadır.
  8. Mustafa Kemal Atatürk, Arıburnu Muharebeleri Raporu, haz. Suat Akgül, Hülya Toker ve Sema Demirtaş (Ankara: Türk Tarih Kurumu).
  9. Ruşen Eşref Ünaydın, Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat. Eser, Türk Tarih Kurumu kütüphane kataloglarında farklı nüshalarıyla kayıtlıdır.

Kaynakça

Atatürk, Mustafa Kemal. Anafartalar Muharebelerine Ait Hatıralar. İstanbul: Sel Yayınları, 1955.

Atatürk, Mustafa Kemal. Anafartalar Muharebelerine Ait Tarihçe. Hazırlayanlar Suat Akgül, Hülya Toker ve Sema Demirtaş. Ankara: Türk Tarih Kurumu.

Atatürk, Mustafa Kemal. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Ankara: Türk Tarih Kurumu.

Erickson, Edward J. Gallipoli: The Ottoman Campaign. London: Pen & Sword, 2015.

Genelkurmay Başkanlığı. Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, V. Cilt: Çanakkale Cephesi Harekâtı. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 1978–2012.

Genelkurmay Başkanlığı. Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi. V. Cilt, I–III. Kitaplar. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2012.

Ünaydın, Ruşen Eşref. Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat.

Not

Anafartalar konusunda temel birincil kaynaklar arasında Mustafa Kemal’in Anafartalar Muharebelerine Ait Tarihçe ve Anafartalar Muharebelerine Ait Hatıralar eserleri özellikle önemlidir. Türk Tarih Kurumu katalogları bu eserleri doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’e ait çalışmalar olarak göstermektedir.