KÜLTÜRÜN İZİNDE, GÖNÜL HARİTASINDA BİR YOLCULUK
Murat Yıldırım’ın Kaleminden Zamanın ve Coğrafyanın Tanıklığına Davet
Her insan yaşar, azı yazar, daha azı ise iz bırakır. Sayın Valimiz Murat Yıldırım, bize takdim ettiği bu eserle yalnızca ülkeleri, şehirleri, anıtları değil; insanı, hafızayı ve medeniyeti anlatıyor. Bu kitap bir valinin notları değil, gönül coğrafyasında yol almış bir insanın vicdan kayıtlarıdır.
Kitap; fiziki haritaları değil, kalpte açılan coğrafi bilinç alanlarını gösteriyor bize. Irak’ta bir külliyede, Kırgızistan’da bir toplu mezarda, Kudüs’te bir taşta, Batı Trakya’da bir müftü odasında ve Etiyopya’da Bilal-i Habeşi’nin izinde durup bize şunu hatırlatıyor:
“Biz nerede durduk? Kimdik ve şimdi neyiz?”
Bu kitap;
✔️ Tarihin gölgesinde kalmış gerçekleri gün ışığına çıkarıyor,
✔️ Sadece şehirleri değil, yaşanmışlıkları ve unutulmuş duaları anlatıyor,
✔️ Sadece bir gezi değil, bir yüzleşme, bir hatırlama ve bir yeniden bağlanma metni olarak okunmalı.
📍 Kerbela’da hüznü,
📍 Bişkek’te mazlumların sessiz çığlığını,
📍 Fas’ta kaybolan medeniyet izlerini,
📍 Kudüs’te bitmeyen mahzun bekleyişi,
📍 Mostar’da yıkılmış bir köprünün iki yakasındaki kırık kalpleri anlatıyor bu kitap.
Murat Yıldırım sadece gözle görmemiş; görgüsünü duaya dönüştürmüş, kalemini dile değil, millete hizmete çevirmiştir. Bu eser; makamdan değil, milletin sinesinden konuşan bir zihnin ürünüdür.
Kitabın her satırı, bugün görevde olan herkese sessiz bir çağrıdır:
“Görev gelip geçer, ama gönülden geçen iz kalır.”
Bu vesileyle Sayın Yıldırım’a şükranlarımızı sunuyor, bu eserin sadece bir kitap değil, bir ahlaki görev, bir medeniyet seferi olduğunun altını çiziyoruz.
Hakan ÖZDEŞ

