Devletin Bize Karşı Bir Görevi Var mı?

Neriman KALYONCUOĞLU
Tarih: 5 Ocak 2021

Bulgar heykeltıraşlardan Prof. Georgi Çapkınov’u tanımam çok tesadüf oldu. 77. Yıldönümünü doldurması vesilesiyle TV yayınına davet edilmiş ve  “son söz olarak ne diyeceksiniz?” sözlerini işitince, mikrofona bir daha yaklaşıp “Lanetlenmiş bir toprak olan Bulgaristan’da lanetli insanlar yaşıyor!” demiştir.

Karşındakilerin eksiklerini tamamlamaya çalışırken, kendine hiç vakit ayıramamış gibi bir hali vardı. Bulgaristan’da birçok yetenekli heykeltıraş vardır da, o gibi 70 yıl hayalinde arayış, kâh sağ kâh sol elinde kalem, fırça, sil, çekiş, tokmak, ocak başında demire ruh vermeye çalışan birini daha önce görmemiştim.

Kısa boylu, saçları ve sakalı beyazlanmış, yüzü kafasının içi gibi karma karışık, yakını görebilmek için uzaklara bakan yaratıcının bütün kuvveti sanki yalnız gözlerindeydi.

Bir heykeltıraşın ruh verdiği en önemli ve değerli eser en fazla ziyaretçi tarafından görüldü. Her gün binlerce insan Sofya’nın tam merkezinde, 26 metre yüksekten meydana bakan “Kutsal Sofya” anıtını izliyor. 1990’a kadar aynı yerde Vladimir İliç Lenin heykeli vardı. 2 000 yılında kadim başkentimize yakışan güzel anıtla onurlandıran heykeltıraş anıt Prof. Çapkınov oldu.

1943 yılında Varna’nın Vılçidol köyünde dünyaya gelen Georgi Çapkınov, Güzel Sanatlar Akademisini tamamladıktan sonra Paris’te eğitimine devam etti.

Yaratıcılık yıllarını Avrupa kültür ve sanat ruhunu Bulgaristan’a taşımaya adamıştır. Olgunluk çağında Bulgaristan Cumhuriyeti’nin arma projesinde ifade buldu.

Büyük heykel ustası, “Askeer” Tiyatro ödüllerinin de yaratıcısıdır. Eserleri, Ermitaj Muzesini ve Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Lozan’daki merkezini süslüyor.

Bütün bunlar çok güzel de, ülkede ve dünyada bu kadar ünlü bir yaratıcının bundan 13 yıl önce emeklilik yaşına geldiğinde 164 leva ile (82 Avro) emekliye ayrılması ilginçtir. Bu olay Bulgar sosyal ve adalet sisteminin tamamen çalışmamasından öte bir olaydır.

2021 itibarıyla emekli maaşının ancak 332 leva (161 Avro) olması ve bütün ömrünü 3 çocuğuna ve 8 toruna ayıran, eşinin vefat etmesinden sonra onun aldığı sosyal yardımların da kesilmesiyle Prof. Çapkınov dedenin evinde tamamen bir maddi gelir felaketi yaşanmıştır.

Aileye katkıları sanat dalı etkinliklerinden olan çocukları “Covid-19” virüsün tarafından çok sıkıştırılmış ve 12 kişilik ailenin tüm geliri baba ve dedenin emekli maaşında düğümlenmiştir.

Olaya tarafsız kalmayan Bulgar Kültür Bakanlığı özel bir karar alarak heykeltıraş Georgi Çapkınov’yı (Çapa) ömür boyu 1 000 (bin) leva (500 Avro) bir emekli maaşına bağladı.

Bulgaristan’daki olayları değerlendirmek olağanüstü zor oldu.

Bulgar Kültür Bakanlığı Çapkınov’un yetişkin oğullarına geçici ya da devamlı sözleşmeli iş göstererek de bu sorunu çözebilirdi, ne ki maddi durumları daralınca çocuklarından birinin banka soygununa, ötekisinin araba hırsızlığına, üçüncüsünün de başka bir serüvene soyunması bu kapıları kapamıştır. Korona virüs yasakları ve karantina, hele son günlerde Bulgaristan’da dördüncü dalganın hızla yükselmesi çocukları yatılı anaokulu ve okullara yerleştirme olanaklarını da tıkamıştır.

İşte böyle bir durumda, böylesi bir dar boğaza sıkışan azınlık çocuklarına, azınlıklardan hastalara, hastanelerde kalanlara devletin uzattığı el ile ilgili ayrıntılı bilgiler almak istiyoruz. İnsan ayrımına kesinlikle karşıyız. Bulgaristan’da az tabakadan olup da durumu iyi olan kimse yoktur. Bulgar devleti hepimizindir. Bir olay hatırlatmakta yarar olduğu kanısındayım. Birkaç yıl önce HÖH partisi Barutin maden ocaklarında çalışan ve isim değişikliğine karşı direnen bir bayan kurşunlanıp sakat kalınca, yıllar sonca da olsa bir emekli ya da sosyal yardım maaşı istenmiş, meclis dilekçeyi kabul etmemiş ve geri çevirmişti. 1984-1989 yılları arası kurşunlanarak öldürülen, hapishanelerde kurşunlanan, toplama kamplarında kalan, gösteriler esnasında kurşunlanan, yaralanan kahramanlarımıza ve yakınlarına de devlet elini uzatmadı, hatta hepsini memleketimizden kovdu.

Batı ülkelerinde işsiz ortada kalanlar İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya’da kafileler halinde dönüyorlar. İşsizlik oranı % 30’u aşmış bulunuyor. Gurbet kapısı bir daha açılır mı, bu felaket kaç ay, kaç yıl sürer bilinmiyor. Her gün radyo ve TV düğmesine basanlar felakete ortak dayanma programı işitmek, birlikte olmak, çocuklarını, ailesini korumak ve yaşamaya devam etmek istiyor. Çıt yok.

“Covid -19” Bulgaristan’ı hazırlıksız yakalamıştır. Sağlık hizmetleri 3-5 hastanede yoğunlaşmış, halk çaresizlikten yorulmuş ve güç birliği yapıp derin bunalımdan çıkmak istiyor. Nüfus başı ölü sayısı bakımından Avrupa’da birinciyiz, aşılar beklenen miktarlarda gelmedi, sıkıntı büyük ve artıyor.

Biz Müslüman Türkler olarak ve soydaşlarımız adına, Bulgar devletinden Çapkınov’a yapılan yardımı çok görmüyoruz, Bulgaristan’da emekli maaşlarının kaç para olduğunu da biliyoruz, fakat yüzde olarak zamlanan emekli maaşlarıyla zenginlerin daha zengin olduğunu da görüyoruz. Ve sorumuz şudur. Çalıştığı yıllarda yüksek kazançlı olan, ayrıca Kültür Bakanlığı danışmanı ve Üniversite Profesörü olarak çalıştığı yıllarda kazandığı paranın emekli primlerini ödememiş olması, bu vatandaşın bugünkü durumuna nedense, Bakanlık kararı yanlıştır, adalete dayanan tarafı yoktur.

Kasım ayında Kültür Bakanlığının yayınladığı başka bir kararla yine elit kesimden olan 7 aktör, yapımcı, müzisyen, yazar ve yaratıcıya da hak ettikleri emekli maaşlarıyla geçinemediklerinden dolayı, hepsinin en yüksek emekli maaşına bağlandığını açıkladı. Sanatçıların sosyalizm yıllarında maddi olarak özendirilen kesimden olduğunu herkes bilir. Ne ki anlaşılan bu saygın kişiler, ömür boyu devletimizi aldatmışlar ve vergilerini ödememişlerdir.

Bu gerçek, 2020 yılında 186 leva emekli maaşıyla sürünen ve şimdi seçimler yaklaşırken emekli maaşları hükümet kararıyla Ocak ayından başlayarak 300 levaya çıkan sayıları 1 milyon 900 bin olan asgari emekli, sağlık yardımı, özürlü, işsizlik yardımıyla vs geçinen kesimi ve bütün toplumu düşündürüyor. Nefret dalgası uyanabilir. Ömür boyu çalışan ve aldığı maaşa göre asgari emekli maaşı hak ettiği iddia edilen ve ömür boyu bir kazmaya sap olmamış, maaş bordrosuna imza atmamış kesimle aynı zammı ve aynı gelirle yaşamaya zorlanması adaleti baltalamaktır. Ayrımcılıktır. Toplumu parçaladığı gibi, devletin sosyal sigorta sisteminin çalışmadığına, devletin kendi kuyusunu kazdığına kesin kanıttır.

Buna paralel olarak, Bulgar kültür ve sanatına katkılarından ötürü defalarca ödüllendirilen, kendisi parasal ödüllerle ve başka biçimde defalarca özendirilen saygın heykeltıraş Profesör Georgi Çapkınov’un 1.5 milyon seyirci önünde “Lanetlenmiş bir toprak olan Bulgaristan’da lanetli insanlar yaşıyor!” demesi Bulgaristanlı Müslüman Türkleri ve tüm diğer azınlıklarımızı incitmiştir. Onun bu davranışı ve dile getirdiği ilenme içindeki kötü fikirler yüzünden ve hatta belki de hareketlerinden ötürü Tanrı tarafından mendebur adam olarak nitelendirildiğine işarettir. Ona verilecek olan en yüksek emekli maaşı hak edilmemiştir. Lanetlisiniz dediği insanların alın teridir.

Bu sözlerde biz Bulgar aydınların döndüğünü, ihanete hazır duruma geldiklerini görebiliyoruz. Ve ne oluyor şimdi. Lanetlenmiş bir ülkede, lanetlenmiş topraklar üzerinde lanetli insanlarla birlikte “doğru dürüst, sorumlu ve şerefli, şeffaf bir hükümet için seçime gideceğiz!” Düştüğümüz durumu anlamak zor oldu.

Ona ancak ezilmiş, ama suyu çıkmamış, çalışmış ama hiç kimse tarafından değerlendirilmemiş ve artık hiç kimsenin kendilerinden ihtiyaç duymadığı Bulgar aydınlarından biri demekten kendimi alamıyorum.

Aydın gibi aydın, adam gibi adam olsalardı, bize yapılan soy kırım denemesine “durdurun!” demeliydiler. Demediler. Lanetli olan kendisidir.

Sustular, gülümsediler, hep güçlüden yana oldular ve en sonra hak ettikleri kuyuya düştüler. Ben bu kişilere aydın diyemem.

Okuyanlara teşekkürler.

Kendinize iyi bakınız.

En iyi günler sizin olsun.