Bulgaristan’da Öfke Ve Nefret Ateşi Yanıyor.

Şakir ARSLANTAŞ
Tarih:  16 Temmuz 2020

Bulgaristan’da öfke ve nefret ateşi yanıyor.

Bulgaristan her akçam kaynıyor. İl merkezlerinin hepsi artık ayaklandı. Hükümetin değişmesi, Baş Savcı’nın istifası, halk meclisinin dağılması, anayasa ve yasa değişiklikleri isteniyor. 8. gün toplanan kalabalık önünde kürsüler kuruldu mitingler başladı.

Gösterilerin 7. Gününde Başbakan Boyko Borisov İç İşleri, Maliye ve ekonomi bakanlarını istifaya zorladığını bildirdi. Sosyalist Partisi (BSP) hükümete gensoru verdi, dolandırıcılık ve rüşvet alma olayları Pazartesi gün – 20 Temmuz 2020 tarihinde – halk meclisinde görüşecek. Bu defa Hak ve Özgürlük Hareketi milletvekillerinin Borisov hükümetinin istifası için oy kullanmaları bekleniyor.

Birleşik Amerika Sofya hükümetinin 16 Temmuza kadar istifa edeceği haberini yaysa da, Başbakan Borisov bir yerlerden – Rusya veya Almanya’dan – arka bulmuş olacak ki, “istifa edemeyeceğim” dedi ve “21 Mart 2021 seçimlerine kadar iktidarda kalacaklarını” bildirdi.

Mitinglerde – Savcılık diktatörlüğüne son! – şiarları çok yüksek sesle söylense de Başsavcı İvan Geşev de “istifa etmeyeceğini” bir daha açıkladı.

Bu arada, Başkentteki gece gösterilerinde üzerinde DOĞAN, PEEVSKİ, BORİSOV yazan, şişe geçirilmiş çok iri bir DOMUZ ateşte kızartıldı ve köpeklere atıldı.

16 Temmuz tarihli “Fakti. Bg” elektronik yayınında hem video hem de makale olarak yayınlanan ve 50 bin kişi tarafından görülen, köydeşim Ahmet Doğan hakkında, Bulgaristan “Anti-Koruption Ajansı” (Dolandırıcılarla Mücadele Ajansı) tarafından hazırlanan ve bir yazıyı dikkatinize sunmak istiyorum.

AHMET DOĞAN’ ın refahı için çalışan Boris hükümeti

“Bulgaristan vatandaşlarından daha fazlası iki ucunu bağlayamazken, yıllardan beri hiçbir iş yapmayan Ahmet Doğan milyonları nasıl kazanıyor dersiniz?

Bu yazımızda sizlere, Avrupa Birliği ülkelerinden biri olan Bulgaristan’da bir işletme ne kadar uzun zaman çalışmazsa ve hatta hiçbir iş yapmazsa, sahibinin nasıl olur da daha büyük paralar kazandığını anlatmak istiyorum. Ki bu şahıs Sofya’yı ve büyün Bulgaristan’ı ırgalayan protesto yürüyüşleri ve mitinglerin başlamasına neden olan kişilerden biridir. “Altın yumurtlayan tavuk” masalı gibi bir şey. Oreşarski hükümeti (2013-2014) bakanlarından Daniel Papazaov ve onun bilinen ortağı HÖH partisi “fahri” başkanı, hemşerim Dr. Ahmet Doğan yazımızın kahramanlarıdır.

Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilere göre, adı “Liman “Ezerevo” (Ezerçe) Termo Elektrik Santrali” ile adı şimdilik gizli tutulan “Londra’da bulunan bir fon”  yakın zamanda güçlerini birleştirecek ve onarım ve modernleştirme çabalarına başlayacaklardır. Bu amaçla, beş gün önce Ahmet Dopan “Varna” Termik Elektrik Santraline bağlı  “Liman Ezerovo TES” adlı bir kız şirket tescil ettirdi.

Bulgaristanlı’nın ikinci Büyük Termik Elektrik Santrali olan “Varna TES” 1964 yılında yani sosyalizm yıllarında kurulmuştu. Bulgar Sovyet Dostluğu eserlerinden biridir.

2020’de nasıl olur da bu termik elektrik santrali, hangi dalaverelerle bugün Ahmet Doğan’ın mülküne geçer, bunu size anlatmak istiyorum.

“Varna” TES Çek enerji şirketi “ÇEZ”  206 milyon Avroya satılarak özelleştirilmiştir.  Olur ya elektrik santralinde üretilen elektrik santrali çok pahalı olduğundan dolayı zarar etti ve 1 Ocak 2015 yılında üretimi durdurdu.  Bu yaşamazdan önce Çekler, elektrik santralinin enerji kaynağının kömürden doğal gaza geçirilmesi için devlete başvurdu ve izin istemişti, fakat izin verilmedi.  Enerji üretiminden haberi olmayan, işin yabancısı olan, Varna aile şirketlerinden SİGMA birkaç ay sonra bu izni kendisi için tekel olan “BULGRGAZ” dan aldı. SİGMA şirketi (bir BSP-DPS kabinesi olan) Başbakan Oreşarski hükümetinde bayındırlık bakanı ve daha önce de Varna Limanı şefi olan Daniel Papazov tarafından satın alındı.

“BULGARGAZ” ile 3 ay gibi kısa bir sürede tüm anlaşmaları imzalayan, elektrik santraline getirilecek doğal gaz için bağlantılarını yapan SİGMA doğal gazla çalışma izinlerinin hepsine sahip bir anda oldu.

Bu işlerin hepsi, böyle yağdan kıl çeker gibi oluverirken Ahmet doğan, götünde kısa bacaklı don, Burgaz’ın güneyinde bulunan ve Rus şirketi “Lukoyl” tarafından Bulgaristan’a taşınan ve depolamak üzere silo kurmaya tesis edilen, artık bizde “Rosenets Parkı” olarak ünlenen ve yasa dışı yollardan İvan Kostov hükümeti zamanında (1997-2001) önce bir Bulgar vakfına aktarılan ve sözde şimdi artık Ahmet Doğan’a devredilen ve adına “Doğan’ın yazlık köşkü” denen binada çürük buğday rengi cildine göze gelebilecek bir renk kazandırmaya çalışırken oluvermişti.

2017 yılının yazında, SİGDA şirketi Çek şirketi ÇEZ’den “Varna” Termik Elektrik Santralini 48.5 milyon Avroya satın aldı. Santral 2 yıl çalışmamıştı. 10 gün sonra yani 31 Aralık 2017 tarihinde, sarın alınan şirketin muhasebe evrakları üzerinde çalışmalarda bulunan uzmanlar, bir saat çalışmamış olan bu santralin 60 milyon leva kazanç elde ettiğini açıkladılar. Demek oluyor ki, eski bakan D. Papazov ailesi ÇEZ şirketinden aldığı elektrik santralinden 40 milyon leva temiz kazan elde etmiş oldu.

İnanılır gibi değil. “Varna” TES ‘ni satın alanlar bir defa santrali satıcının parasıyla öderken üstüne 40 milyon le kazanç da sağlamış oldular.  Hemen ardından Papazov, “Varna” TES donatımını modernize edeceğini açıklarken, kömürden doğal gaza geçileceğini bildirdi ve “Bulgaristan’ın elektrik şebekesine ‘soğuk rezervini’ sağlayacaklarını duyurdu.

Adına “soğuk rezerv” denen bu iş nasıl bir şeydir?  Bunlar, yedekte duran ve soğuk kış aylarında elektrik tüketimi artınca harekete geçirilen yedek üretim kapasitesidir.

Bu elektrik yedeğinin hazırda olması için Bulgaristan’da elektrik tüketen her hanenin, her işletmenin hesaplarından her ay para toplanıyor. Eğer bu elektrik ünitesi harekete geçirilir ve üretim yaptığında ise, bu para bir o kadar arttırılıyor ve faturalara hemen işleniyor. Bu üretimin fiyatı ayarlanmıyor, ancak ve yalnız yükseliyor. Bulgar devleti (hali hazırda B. Borisov hükumeti bu avanta paraları) seçtiği şirketlere seve seve ödüyor. Burada aldatılan Bulgaristan’da yaşayan vatandaşların tümüdür.

Papazov aile şirketinin bu yağlı ballı hedefe doğru yolu kısa ve başarılıdır. 4 ay gibi bir sürede devlet kurumları gerekli olan bütün evrakları ve izinleri hazırlayıp ellerine teslim etmiştir. Böylece, bir saniye bile çalışmamış olan “Varna” TES’den şirket kasasına milyonlar, paralar akmaya devam ediyor.

2018 yılının Nisan ayında şirkete 2 milyon 800 bin leva ödeme yapılıyor.

3 ay sonra yani 2018 yılının Temmuz ayında 24 milyon 900 bin levalık ikinci ödeme yapılıyor.
Bu elektrik santrali çalışmazken, onarım işleri görülmezken, işe tayin edilmiş bir işçisi bile yokken bu işler nasıl olabiliyor?  Biz devlet soyuluyor ve aslında bizim hepimizin cebimizdeki paralar kıtaba uydurulup çalınıyor, memlekette dolandırıcılık alıp yürümüş derken bunu anlatmaya çalışıyoruz ve sormak isterim: 20 yıldan beri Sofya meclisinde Kendini Enerji komisyonu üyesi, başkan yardımcısı ve bilmem daha neler nelerden sorumlu olan HÖH-DPS milletvekili Ramadan Atalay bu talanı, hırsızlığı, soygunu, dalavereyi görmüyor mu? Nede ağızını açıp bu iş böyle olmaz!!! Demiyor. Kendini “hukukçudan sayan” ve ağızında adalet sözünü gevelemeye çalışan Hamid Hamin neden susuyor. Ne zaman halktan yana bir söz söyleyecek? Soruyoruz?
NE ZAMAN ADALETTEN VE HALKTAN YANA BİR TEK SÖZ SÖYLEYECEK?

Ve bir insanın komşusunu utana utana anlatması ne kadar zor diyebilirsiniz, ama bıçak kemiğe dayandı. Hepimizin her şeyi bilmemiz gerek. Yazımın başında Ahmet Doğan hemşerimin domuz şişine geçirilip kızartıldığını anlattım, bu bizim hepimize “aklınızı başınıza toplayın!” demektir. Bulgar kor üstünde yürüyor. Memleketi yakarsa şaşmayın. Tarihte bir defa Bulgar’ın sen ben kavgasından bu topraklar gavgalaz ve eşek dikeni ateşinde yanmıştır.

Bu durumlara ne zaman gelindi. Nasıl gelindi?

Neyse 29 Mart 2018 tarihinde Rusya’ya bağlı olan “BULGARGAZ”, çalışmayan “VARNA” elektrik santraline tüm evrakları teslim etti ve vanaları açarak doğal gaz sağlamaya da başladı. Herkesi şaşırtan şöyle başka bir olay daha oldu. “Soğuk yedek” açık arttırmasını bu defa “Maritsa İztok 2” elektrik santrali kazandı. Ama sen misin kazanan, elde edilen hak hemen, çalışmayan  “Varna” ısı elektrik santraline devredildi. Bu arada HÖH-DPS partisinin neden kurulduğundan haberi bile olmayan, fakat partinin elit politik kadrolarından biri olan, görev yeri de “Maritsa-İztok -2” santrali olan Georgi Hristozoh birden bire Varna elektrik santraline Genel Müdür atandı. Siz de iyi bilirsiniz, bir kişi ancak suyolunda bir ş yapabilir. Bundan dolayı, avanta yolunu daha da genişletmek için daha 2018’de yine Başbakan Boyko Borisov’un da bilgisi dahilinde, kısa adı (ECO) olan Elektrik enerjisi Sistem Operatörünün bütün kadroları değiştirildi. ECO’da çalışanların işi gerek duyulduğunda “soğuk yedeği” dağıtmaktı. Yaptığı son iş de 2018 yılı yazı için 570 MBt gibi rekor derecede büyük bir elektrik ihtiyacını açık arttırmaya çıkarmak olmuştu. Yaz aylarında Bulgaristan’da hiçbir zaman böyle bir ihtiyaç belirmemiştir.

Ve işte son anda tüm bu dalaverenin iplerini çeken Ahmet Doğan ansızın sahneye çıkıverdi 2018 yılının Ağustos ayının 7-sinde  işin kokusu ortaya çıktı ve SİGDA şirketi çalışmayan ama büyük kazanç sağlayan “Varna” Elektrik santrali hisse senetlerinin % 70’ini Ahmet Doğan’a devrettiğini açıkladı.

Bulgaristan bir Avrupa Birliği ülkesidir. Ve ülkemizde hiçbir kurum acaba ne oluyor, biz bu paraları kime ve neden ödüyoruz demedi. Ve bugüne kadar Bulgaristan’da bu santral kimin parasıyla ve nasıl satın alındı, vergileri, KDV-si ödendi mi gibi soruları sormuyor. Sormadı. Böyle bir alış veriliş verdi ödenmeden yapılması vergi kaçakçılığı değil midir? Bu soruları soran yok.

Ahmet Doğan’a bu hediyeler ne için yapılıyor? Hangi işi iyi yaptığı için acaba? Todor Jivkov’un Türkleri Bulgarlaştırma meselesini başarıyla tamamlamaya götürdüğü için olabilir mi?!

Olanlar fazla. Bardak taştı. Zavallılarımın elektrik faturasını-a eklediği “tüketilmemiş elektrik paralarını” halka ödetip Doğan şoparına hibe etmek, yakışmadı. Bu bize ağır gelir…Biz bu işte yokuz.

Bulgaristan’ın enerji güvenliğini Ahmet şoparı savunacaksa, biz bu işte yokuz.  Bu ülkemizin milli güvenliğidir ve bu işte bir yanlış var. Bir defa biz daha 1989’da ana güç olarak Türkiye’ye çekildik ve Bulgar makanları 1996’da şopar için “barış sağladı” ve hatta “Bulgaristanı Türklerden kurtardı, iç savaş olacaktı” dediler. Bu yalanla kendi kendilerini avuttular ve halkı kandırmaya çalıştılar.

Burada Papazov ailesinin de kandırıldığı ve A.Doğan hesaplarına göre iş yaptığı ortaya çıktı, çıkmadıysa yakında çıkar.

Enerji Bakanlığımızın da çalışmayan bir elektrik santraline bu gibi çuval çuval para ödemesi nedenleri de açıklanmalı ve denetlenmeli, dalavereler açıklanmalı ve savcılık olayı mahkemeye taşımalıdır.

Ahmet Doğan “saraylara”, “köşklere”, elektrik santrallerine vergi ödemiyor, bu iş de patlar. Mutlaka patlar ve çamur yine Türklerin, zavallı Müslümanların üstüne sıçrayacaktır.

Şunu da söyleyeyim. Şu Mustafa Karadayı ve İlhan Küçük’te de iş yok. “Rosenets” yalı köşkünü ve köşkün içinde tir tir titreyen şopar Ahmed’i korumak için 8 bin kişiyi Burgaz’a toplayan bu iki ayarsız “öncü-avantürcü” insanlarımızı rezil ettiler. Bu sözde köşkte hiç kimseye “Hoş Geldiniz!” diyen olmadı. “Tuvalet nerede?” diye sorana cevap verilmedi. Su, ekmek, çay arayan da bulamadılar.

Bayanlar vardı rezil oldular.

Bir arada bacağında kirli bir donla koruyucu misafirlerin önüne çıkan şopar rezil oldu. Konuşamadı. Dilini yuttu. İnsanlar geldiklerine pişman olmuştu. Küfürler yağdı. Avantadan yaşamaya alışmış bu şopar hepimizi rezil etti.

17 Temmuz sabahı İlhan Küçük de bTV – televizyon ekranında rezil oldu.  Bulgaristan’ın en büyük hırsızlarından biri olan ve sokaktaki insanların yerinin hapishane olduğunu haykırdıkları Ahmet Doğan’ı savunmaya kalktı. Hükümete ve hükümetteki ırkçılara karşıymışlar. Ahmet Doğan VMRO altın yıldızını alırken utanmadı, çanta dolusu paraları alırken kızarmadı, üretilmemiş elektrik için milyonları alırken de utanmadı. Sözüm yok! Utanıyoruz.

HÖH içinde köklü değişikler yapmak, partiyi dağıtmak ve yeniden kurmak zorundayız. Türk ahlakına örf ve adaletine uygun bir kurum oluşturmalıyız. Bu dolandırıcılarla iş olmayacağı net olarak ortaya çıkmıştır. Tüm Bulgaristan Türklerine Allah yar ve yardımcımız olsun.

Paylaşınız.
Teşekkürler.