Tekirdağ Anadolu Lisesinde konferans
Sayın Müdürüm, Değerli Öğretmenlerimiz
Kıymetli Öğrenciler,
Türk Dünyasının Yarını, Bu Salonun Asıl Sahipleri;
Bugün size tozlu tarih kitaplarından rastgele bir sayfa okumaya gelmedim.
Bugün size; bir milletin kaderinin iki salın üzerinde,
Akdeniz’in hırçın dalgalarını aşarak nasıl bir cihan imparatorluğuna dönüştüğünü; bir “adanmışlığın” hikâyesini anlatmaya geldim.
Şunu zihninizin en güvenli yerine kazıyın:
Tarih bilmeyen, kendi hikâyesinde kaybolur.
Kendi hikâyesini yazamayanlar ise başkasının yazdığı senaryolarda figüran olmaya mahkûmdur.
Biz bugün buradayız; çünkü artık kendi tarihimizi kendimiz yazalım,
sizler de köklerinizden aldığınız o devasa güçle beslenin istiyoruz.
Planlı Bir Medeniyet Yürüyüşü: Buhara’dan Ahlat’a Kızılelma Yolu
Hayal edin…
Bin yıl önce, İmam Maturidi’nin akıl süzgecinden geçmiş,
Piri Türkistan Ahmet Yesevi hazretlerinin ocağında çelik gibi dövülmüş Hoca Gıyasettin, oğlunu elinden tutmuş.
Önlerinde uçsuz buçaksız yollar, arkalarında sönmeyen bir ocak…
Onlar toprak değil, gönül kazanmaya yeminliydiler.
Turan Kızılelma yolunda Anadolu’nun kalbine,
Ahlat’a bir “Yesevi nefesi” üflediler.
Birçoğumuz bu büyük göçleri, rüzgârın savurduğu tesadüfi hareketler sanır.
Oysa bu, bin yıllık bir planın, kutlu bir “görevlendirme”nin sonucudur.
Görev Ahlat’ta bitmedi; bayrak, Hoca Gıyasettin’in oğlu Ali’ye,
yani bizim bildiğimiz ismiyle Kırcaali’ye verildi.
Ona verilen talimat nettir: “
Türk-İslam ülküsünü güneşin battığı yere,
Balkanlar’a ve Avrupa’nın derinliklerine taşıyacaksın!”
Yani bu coğrafyalara rastgele gidilmedi;
bir nizam tesis etmek için “görevle” gidildi.
Rumeli: İmparatorluğun Kilidi ve Stratejik Aklı
İki sal… Evet Sadece iki sal…
14. yüzyılın teknolojisiyle Çanakkale Boğazı’nın o azgın sularını geçmek…
Bu sadece bir cesaret örneği değildir;
bu, o çağın çok ötesinde bir stratejik akıl işidir.
İmparatorluk yolu, işte bu muazzam iradeyle başlamıştır.
Kırcaali, Çinpe Kalesi’ni fethettiğinde
aslında İstanbul’un fethini müjdeliyordu.
Orada yankılanan ilk ezan, o topraklara vurulan silinmez bir mühürdür.
Ardından gelen Edirne zaferi ise tam bir mucizedir.
70 bin kişilik devasa Haçlı ordusuna karşı duran sadece 800 atlı…
Onlar sadece kılıç sallamadı; askeri doktrinleri baştan yazdılar!
Akılla, taktikle ve sarsılmaz bir inançla Avrupa’yı titreten bu 800 yürek, imkânsızın zekâ ile nasıl devrileceğini dünyaya kanıtladı.
Türk Derin Aklının Nöbeti
Balkanlar’da zamanla her şeyin adı değişti; şehirlerin, köylerin,
hatta insanların öz adları da değiştirildi herşey silinmek istendi.
Ancak herşeye rağmen Kırcaali ismini kimse değiştiremedi!
Kırcaalide 1933’te türbesi yıkıldı, hatırası kazınmak istendi.
Fakat 1990 yılında, kimsenin tanımadığı gizemli bir el, bir çuval içinde “Bunlar Kırcaali’nin naaşıdır” diyerek
emaneti merkez cami imamına teslim etti.
İşte bu, Türk Derin Aklı’nın asırlar geçse de nöbette olduğunun kanıtıdır.
O naaş bir çuvalda değil, bir milletin sarsılmaz hafızasında saklanmıştır.
Kırcaali, unutturulmak istendiği yerden yeniden ayağa kalkmıştır.
Evet değerli gençler Yeni Türkiye Yüzyılı: Sizin Yüzyılınız
Gençler, bugün içinde bulunduğumuz Yeni Türkiye Yüzyılı, sadece bir takvim değişikliği değildir; o, bizzat sizin yüzyılınızdır!
Gelecek, geçmişte olduğu gibi yine akılla yönetilecektir.
Bu önümüzdeki yüzyıl;
- Kaba kuvvetin değil aklın,
- Cehaletin değil bilginin ve adaletin,
- Zulmün değil merhametin hüküm sürdüğü bir çağ olacaktır.
Sizler bu çağa hazır olmak zorundasınız.
Biz adımlarımızı attık; bakın,
Beril kızımız kardeşleriniz için Kırcaali Boyama ve Tanıtım Kitabı’nı hazırladı.
Bu sadece bir başlangıç!
Kırcaali’nin hikâyesi çizgi filmlere, sinema perdelerine taşınmalı;
sizler süper kahramanları dışarıda değil, kendi genlerinizde aramalısınız.
Hazır Olun, Dünya Sizi Bekliyor!
Değerli gençler,
Sizden tek bir isteğim var:
Ne iş yaparsanız yapın, dünyada birinci olmak için yapın!
Ama bu hırs, sadece bir unvan için değil;
bir insana hizmet etmek, insanlığın yararına dokunmak için olsun.
- Mühendis mi olacaksınız?
Dünyanın en iyisi olun ama en güvenli teknolojiyi siz üretin. - Sanatçı mı olacaksınız?
En özgünü siz olun ama ruhları siz iyileştirin.
Dünya yönetimi sizi bekliyor.
Hazır olan ekipler, her zaman göreve gelirler.
Kırcaali o hırçın dalgaları nasıl aştıysa,
siz de bugünün engellerini çok okuyarak ve çok çalışarak aşacaksınız.
Türk derin aklı artık dünyanın her yerinde
ve beklenen “Türk Asrı” başlamıştır.
Siz sadece okuyun; insanı yaşatmak,
iyiliği yaymak ve barışı tesis etmek için çalışın.
İnsanları insan olduğu için sevin.
Hazır olun Türk çocukları; dünya sizi bekliyor!

