Düşünenlerin Düşünceleri

İbrahim SOYTÜRK
Tarih: 31 01 2021

28 Haziran 2018 yılında bağımsız milletvekili, Prof. İvo Hristov, Plovdiv (Filibe) iline bağlı Karlovo şehri kültür Evinde kamuoyu temsilcileri önünde yaptığı bir konuşmada “Roman (Çingene) Problemi Bulgarları yok edecektir” dedi.

Bu konuşmayı yorumlayan Bulgarlar, “bir yıl önümüze bakıyorsak, fidan dikelim, 100 yıl önümüze bakıyorsak çocuklarımızı okutalım ve iyi yetiştirelim” dediler.

Hristov’un fikirleri üstüne görüşlerini beyan eden, aynı şehirden Bayan  Elena Nedelçeva, “Bizi kurtaracak kimse kalmadı. Ruhumuzu paraya satmaya alıştık. Bulgarlar için başını kütüğe koyacak kimse kalmamıştır. Topraklarımızı kullanmak istiyorlar. Onlar geldikçe çocuklarımız otobüs ve uçak terminallerine koşarak vatanımızı terk ediyor. Sorun budur,” yorumunu yaptı.

Aynı konferansta bulunan Sali Terziev: “Geleceğimizi bilmek hakkımızdır. Bilmek istiyoruz.

Prof. İvo Hristo: “Çingene problemini dedelerimiz ve babalarımız da yaşadılar. Çingeneler yapışacakları, karışacakları modeller, örnekler, gölgesinde yaşayacakları ağaç  arıyorlar. Kendi kültürlerinden daha gelişmiş bir yaşam tarzı ve kültür arıyorlar. Bizde bulamadıklarından dolayı, bize saldırıyorlar, çünkü biz tarihin sınavını veremedik.”

Dinleyiciden görüş ve soru: “Demografik kaza yaşıyoruz ve siz bu kaza bizim milletimizin sonu olacak” dediniz. Ne ki, Bulgarların yok olması Çingenelerle başlamadı.

1950 yılında Bulgaristan köylerinde 180 bin çocuk dünyaya geldi. Bu çocuklar Çiftçi Partili ailelerde doğdu. Komünist Partisi Çiftçi partisinin iktidarı ele geçireceğinden korktu ve kısa sürede köylülerin malını mülkünü, hayvan ve topraklarını, bağını bahçesini kooperatifleştirerek 350 bin köylüyü şehirlere taşıdı. İşte o zaman 1950’de % 4.5 oranında olan doğum, hemen 1.5’e düştü. Çarlık Bulgaristan’da doğum 1000 kişide 41 idi. Sosyalizmin sonunda 1000 kişide doğum 13’e düştü yani 4 defa azaldı. 2018’de bu orak 1000 kişide 9 (dokuz) çocuktur.

Not: (Bu konuşmayı yapan 1950’de Bulgaristan’da BKP’nin iktidarı sımsıkı elinde tuttuğunu, Bulgaristan’ın 1944’te 2. defa işgal edildiğini unutmuş gibi konuşuyor. 1944-1990 yılları arasında köylüler Bulgaristan’ı kentlere taşındı, fakat kentlerde sivil toplum vatandaşı yetiştirilemedi. Köyden kente inenler karyola, çarşaf ve çeşmeden sıcak su aktığını gördüler, fakat, fakat kendilerini ve ailelerini köylü yaşam tarzından kurtulamadılar, şehirli olamadılar.)

Fakat bu başımıza gelen felaketin sadece yarısıdır. Öteki yarısını da anlatayım:

Bulgar Çarlığında dünyaya gelen çocukların üçte ikisi Bulgar ailelerde, Bulgar asılı çocuklardı. Şimdi bu çocuklar Çingene ailelerde dünyaya gelen Çingene çocuklarıdır.

(Toplantıya karılanların isteği: Bulgar Anayasasının ve Ceza Kanunun 151. Maddesinde, erginlik yaşına gelmemişlerle birlikte olanların 2-6 yıl arasında hapsi isteniyor, uygulanmalıdır. 16 yaşına kadar çocukların okulda olması gerekiyor. Neden okula gitmiyorlar? 18 yaşa kadar herkes çocuktur. 14 yaşında doğum yapanlara neden çocuk parası, sosyal yardım ödeniyor?

İsteklere:
18 yaş altında doğum yapanlara çocuk parası ödenmesin.
Çingene ailelerden gelir vergisi alınsın, çocuk bakan Çingene ailelerine –Amerika’da olduğu gibi – ödedikleri verdilerin bir kısmı yılsonunda geri verilsin.)

Prof: İvo Hristov:  Bulgaristan Nüfusu azalıyor. Devlet kurucu olan Bulgar etniği azalıyor. Nüfus 3 yönde azalıyor.

  • Kuzey Bulgaristan’da Tuna boyu şehirlerindeki nüfus Romanya’da çalışıyor ve oraya yerleşiyor. Sosyalizmde 380 nin nüfuslu Ruse (Rusçuk) şehrinde artık 100-120 bin kişi kalmış. Vidin, Montarana ve Vratsa şehirleri ve köyler boşalmış. İnsanlar Romanya akıyor. Türkiye’ye kovulanlar geri dönmediler.
  • Güneyimizde İstanbul 25 milyonluk bir kent ve muazzam çekim gücü var. Bu büyük nüfus, ekonomi ve teknoloji etrafında ne varsa hepsini yanına çekiyor. Zaman sorunu. AB’nin Fransa-Almanya nüvesi dışında, ayrı bir grup oluşturmaya çalışan Polonya, Macaristan, Çekler, Slovenler ve Avusturya dışındaki uzak bölgede kalan bir Bulgaristan var.
  • Avrupa Birliği dağılacaktır. Avronun yalnız kendi ülkelerinde kullanılmasını istiyorlar. Dolayısıyla biz hiç hesapta yokuz. Alman-Fransa etrafında oluşacak nüvenin dışında bir varoşuz biz. Türkiye’nin Balkanlarda iki stratejik dostu var – Bosna ve Arnavutluk. Batı Balkanlarda yakın zamanda oluşacak olan Arnavutluk, Bosna, Kosova ve Makedonya nüvesi Türkiye’ye yönelecektir veya Türkiye Balkanlara taşacaktır. Türkiye’nin Balkanlara, Kafkaslara ve Yakın Doğuya dönmesi doğal bir süreçtir. Buna engel olunamaz.
  • Avrupa Birliğinin geleceği birçok milli devletlerin birliği olmasına sağdık mı kalınacak, yoksa Birleşik Amerika birliği örneğime mı kayacak veya Federatif bir Avrupa mı yapılanacak. Bu 3 olasılık içinde Bulgaristan AB’nin milletlerin birliği şeklini (birinci şekli) arzuladığı biliniyor. Çünkü Amerikan veya federatif modele geçilirse, Bulgaristan’da devlet yapısının baştanbaşa değişmesi zorunlu olacaktır. Burada söylenmesi gereken, Başkanların merkezinde yani Bulgaristan’da nüfus, medeniyet, kültür, teknoloji boşluğu (vakum) oluşuyor. Ve Balkanlar Avrupa yolu olduğundan dolayı kimse bu vakumun büyümesini ve derinleşmesini istemez ve kabul etmez. Şu an Bulgaristan yok edilmiş bir ülkedir. Bunu bildiğimizden dolayı, “Trakya” iki yönlü 4 şeritli “Trakya” otobanını kuruyoruz, ABD’ye uçak alanları ve askeri kara ve deniz üsleri veriyoruz. Hedef Türkiye’nin Balkanlara yayılma yolu kesmektir.

***

Dünya değişiyor tabii. Birleşik Amerika II. Dünya Savaşından sonra imzalanan antlaşmalara bağlı kalmak istemiyor. Avrupa’ya ayakta kalmak isterseniz ödeyeceksiniz, diyor. Rusya da AB’nin güçlü olmasını değil, kendinden bağımlı olmasını istiyor.

Bulgar milli güvenliği ve Çingeneler.

Halk Meclisi görüşmesi:

Prof: İvo Hristov’un kürsü konuşmasından özet: Sorun Bulgaristan’ın bir medeniyet olarak geleceğini belirleyen niteliktedir. Meclis komisyonunda hazırlanmış olan rapor ülkemizin 10-15 yıl sonrasına ve Romen sorundan ve eşit şartlarda yaşamayan diğer azınlıkların durumuna ilişkindir.

Bu rapor Romanlar için değil Bulgaristan’da yaşayan Çingeneler için kaleme alınmıştır, sorun ters konmuştur ve yapılan analiz ve önerilerin hepsi yanlıştır.

Bulgar toplumunda Çingene sorunu, Bulgaristan’da yaşayan Çingenelerin temel problemi, onların son 25-30 yılda Bulgar medeni toplumundan, devletten tamamen dışlanmış olmalarından gizlenir.

Çingenelerle ilgili temel sorun eğitim, öğretim, konut ve sağlık sorunları değildir, bunlar öteden beri izlenen yanlış siyasetlerin neticesinde beliren sorunlardır.

1990’dan sonra Çingeneler reform yapmayı hayal eden Bulgar ekonomisinden dışlandılar. Sosyalist endüstrinin yok edilmesiyle Çingeneler en ilkel ekonomik ve sosyal haklarını yittirdiler yoksullaştılar, cahil kalınca, hayvanlaştılar, yaşadıkları gettolar cinayet üssüne dönüştü, ahlakları bozuldu. Çingenelerin yaşadığı gettolar (mahalleler) bir dış ülke tarafından kuşatılmış cinayet merkezleri haline dönüştü. Bulgaristan’da ve Avrupa’da en büyük Çingene gettosu Plovdiv’in Stolipenovo (Yeni Mahalle) sidir. Bu Getto Bulgaristan İslam kökten dinciliğinin ana merkezidir. Burada genç yaşta 1 milyondan fazla toplu halde yaşayan Çingene nüfus var ve nüfusu 5 milyonun altına düşen Bulgaristan’da bu gerginlik ne zamana kadar sürebilir?

İkinci olarak belirtmek istediğim, bizdeki Çingene gettolarında fitilli bombalar patlamaya başladı. Burada patlamaya hazır bir topluluktan söz ediyorum ve devletlerin ve toplulukların patlayıp parçalanmasının içindeki bu saatli bomba ortamlarında başladığını hatırlatmak isterim.

Gelecekte Bulgar-Çingene ilişkileri Bulgar aleyhinde meyve verecektir. Parlamentonun bu konu üzerinde kafa yorması gerekir. Bundan 120 yıl önce öncü millet olan Bulgarlar, bugün birkaç büyük kentte toplanıyor veya ülkeyi terk edip kaçıyorlar. Sofya uçak limanının 2. terminalinden çıkanlar Bulgaristan’dan kaçıyorlar.

Çingene nüfus ise, Bulgaristan’ın çöküş sürecinde kurban nüfustur. Çingenelerle sorun yaşayanların, kenti toplumlarında, kendi endüstrisinde, kendi devletinde sorunları olduğu anlamına gelir. Büyük Çingene topluluklarının şehirleri işgal etmesine izin veren kimdi? Çingeneler kendileri yapmadılar bunu. Gettolarda yasa dışı yapılanmaya kim izin verdi? Uyuşturucu ticaretinin gettolara yoğunlaşmasına izin veren Çingeneler kendileri miydi? Gettolarda legal ve illegal dini kökten dinciliğin gelişmesine kim izin verdi? Bulgaristan Çingeneleri bu sorunların ancak neticesidir. Bulgarların Çingenelerle sorunu varsa kendilerinin içinde yaşadıkları medeniyetle sorunları olduğu anlamına gelir.

Yugoslav devletinin içinden patlamasına neden olan bombanın Arnavutlar olduğu gibi, Çingeneler de Bulgaristan devletini içinden patlatacak kapsüllü patlayıcı olacağını şimdiden söylüyorum.

Konuşmamı kesiyorum. Çünkü siz konunun düzeyinde değilsiniz.

Konumuz devam edecektir.

Azınlıklar konusunda kimin ne düşündüğünü bilmek hakkımızdır.

Okuyanlara teşekkürler.

Virüs belası 3 ayda bir şekil değiştiriyormuş ve aslında ömrü 2-3 saatimmiş, ama sürekli parçalanıp ürediği için çok tehlikeli olmaya devam edelim: Ellerimizi yıkayalım, 3 metre sosyal mesafeye uyalım ve  kısıtlayıcı kuralları bozmayalım.

Okuyanlara teşekkürler.

Paylaşmayı uyutmayınız.