Bulgaristan’ın Geleceğine Bakarken: İliyana Yotova’nın Söylemlerinde Adalet, Birlik Ve Ortak Vatandaşlık
İsmail GEMİCİ
Bir ülkenin geleceği yalnızca seçim sandıklarında değil; vatandaşlarına verdiği değer, farklılıklarıyla kurduğu ilişki ve gelecek nesillere bıraktığı adalet anlayışıyla şekillenir.
Siyasetin Merkezinde İnsan Olmalı
Bulgaristan bugün yalnızca ekonomik ve siyasi meselelerle değil, toplumsal güven, demokratik kurumların güçlendirilmesi, gençlerin geleceği ve vatandaşlar arasındaki eşitliğin sağlanması gibi önemli sorularla karşı karşıyadır.
Bu süreçte siyasetçilerin kullandığı dil, ortaya koydukları ilkeler ve topluma verdikleri mesajlar dikkatle değerlendirilmelidir.
İliyana Yotova’nın eylül ve ekim aylarında kamuoyuyla paylaştığı açıklamalar, özellikle toplumsal uzlaşma, kurumlara güven, ekonomik kalkınma, insan hakları ve ortak vatandaşlık açısından incelenmeye değerdir.
BGSAM olarak meseleye yalnızca bir seçim veya siyasi şahsiyet açısından değil, Bulgaristan’ın uzun vadeli geleceği bakımından bakıyoruz.
Çünkü bizim için asıl soru şudur:
Bulgaristan nasıl bir ülke olmalı ve gelecek nesillere nasıl bir devlet bırakmalıyız?
1. Demokrasi: Rakip Olmak Düşman Olmak Değildir
Yotova’nın 8 Eylül tarihli açıklamasında yer alan şu sözler, demokratik siyaset kültürü bakımından önemlidir:
“Rakiplerimin olmadığı bir cumhurbaşkanlığı vaat etmiyorum. Ancak rakiplerim düşmanlarım değildir. Güven talep edilmez ve miras alınmaz; her gün hak edilerek kazanılır.”
Bu yaklaşım, demokratik toplumlarda siyasi rekabet ile toplumsal düşmanlık arasındaki ayrımı gündeme getirmektedir.
Demokrasinin varlığı yalnızca seçimlerin yapılmasına bağlı değildir. Demokrasi aynı zamanda farklı görüşlerin birlikte yaşayabilmesi, siyasi rakiplerin birbirlerinin meşruiyetini tanıması ve devlet kurumlarının bütün vatandaşlara eşit mesafede durabilmesidir.
Bulgaristan gibi tarihsel ve kültürel çeşitliliğe sahip bir ülkede bu anlayışın önemi büyüktür.
Türkler, Bulgarlar, Romanlar ve diğer topluluklar aynı devletin eşit vatandaşlarıdır.
Hiçbir vatandaş etnik kökeni, ana dili, inancı veya siyasi görüşü nedeniyle kendisini ikinci sınıf hissetmemelidir.
Ancak bu anlayışın değeri, yalnızca açıklamalarda değil, kamu yönetiminde ve uygulamalarda ortaya çıkacaktır.
2. Devlet Bir Kesimin Değil, Bütün Vatandaşların Ortak Evidir
Yotova’nın 28 Eylül tarihli açıklamasında öne çıkan bir başka düşünce, kurumların iş birliği yapması ve farklı siyasi görüşlere sahip insanların ortak çıkarlar etrafında buluşabilmesidir.
Açıklamasında şu ifadeyi kullanmaktadır:
“Ulusal çıkar söz konusu olduğunda farklı görüşlere sahip insanlar aynı masaya oturabilir ve doğru kararları alabilir.”
Bu söz, Bulgaristan’ın geleceği açısından önemli bir tartışmanın kapısını açmaktadır.
Bir devletin gücü yalnızca ordusundan, ekonomisinden veya uluslararası ilişkilerinden kaynaklanmaz.
Devletin gerçek gücü, vatandaşlarının ona duyduğu güvenle de ölçülür.
Kırcaali’de yaşayan bir Türk vatandaşının, Sofya’da yaşayan bir Bulgar vatandaşının, Rodoplar’daki bir köylünün veya yurt dışında çalışan bir gencin devlet karşısında aynı haklara sahip olması gerekir.
Eşit vatandaşlık, herhangi bir topluluğa ayrıcalık tanınması değil, hiç kimsenin ayrımcılığa uğramamasıdır.
BGSAM açısından bu mesele, Bulgaristan’ın demokratik istikrarının temel konularından biridir.
3. Gençler: Bulgaristan’ın En Büyük Stratejik Sermayesi
Yotova’nın 10 Eylül tarihli ekonomik kalkınma açıklamasında, uluslararası yatırımların yalnızca sermaye getirmesinin yeterli olmadığı; kaliteli istihdam, teknoloji, bilgi ve beceri geliştirmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bu yaklaşım, Bulgaristan’ın önemli sorunlarından biri olan genç nüfusun geleceğiyle doğrudan ilişkilidir.
Bugün Bulgaristan’ın ihtiyacı yalnızca yeni fabrikalar değildir.
Bilim üreten üniversitelere, mesleki eğitim olanaklarına, yenilikçi işletmelere ve gençlerin kendi ülkelerinde gelecek kurabileceği şartlara ihtiyaç vardır.
Bir genç doğduğu şehirde iş bulamıyorsa, aldığı eğitimle geçinemiyorsa veya kendisini toplumsal hayatın dışında hissediyorsa bu yalnızca bireysel bir sorun değildir.
Bu durum, ülkenin insan kaynağı açısından da stratejik bir kayıptır.
BGSAM’ın değerlendirmesine göre, Bulgaristan’ın uzun vadeli kalkınma politikalarında gençlerin eğitimine, istihdamına ve toplumsal katılımına öncelik verilmelidir.
4. Bulgaristan Türkleri ve Eşit Vatandaşlık Meselesi
Bulgaristan Türklerinin tarihsel hafızasında, geçmişte yaşanan asimilasyon politikalarının ve hak ihlallerinin derin izleri bulunmaktadır.
Bu tarih unutulmamalıdır.
Ancak geçmişin acılarından geleceğe taşınması gereken en önemli ders, hiçbir topluluğun benzer haksızlıklara maruz kalmaması gerektiğidir.
Bugün Bulgaristan Türklerinin beklentileri, demokratik bir hukuk devletinin temel ilkelerinden ayrı düşünülemez.
Ana dilin ve kültürel kimliğin korunması, eğitimde fırsat eşitliği, liyakate dayalı kamu yönetimi, din ve vicdan özgürlüğü ve siyasi temsilde adalet bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Burada önemli olan, yalnızca Bulgaristan Türklerinin değil, bütün Bulgaristan vatandaşlarının eşit hak ve fırsatlara sahip olmasıdır.
Yotova’nın toplumsal uzlaşma ve ortak vatandaşlık üzerine açıklamaları bu açıdan değerlendirilebilir. Bununla birlikte, genel birlik mesajlarının azınlık hakları alanında hangi somut politikalara dönüşeceği ayrıca sorgulanmalıdır.
Çünkü eşitlik, yalnızca birlikte yaşamaktan değil, birlikte ve eşit haklarla geleceği kurabilmekten doğar.
5. Bulgaristan Sınırlarından Daha Büyük Bir İnsanlık Bağına Sahiptir
11 Eylül tarihli paylaşımında Yotova, yurt dışında yaşayan Bulgar topluluklarının çocukları ve gençleriyle ilgili bir girişimden söz etmektedir.
Paylaşımda aktarılan şu düşünce dikkat çekicidir:
“Gerçek birlik yalnızca geçmişi korumak değildir. Geleceği birlikte inşa etmektir.”
Bu sözler, diaspora politikaları bakımından önemli bir tartışma alanı açmaktadır.
Bulgaristan’ın geleceği yalnızca ülke sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarıyla şekillenmeyecektir.
Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Bulgaristan kökenli insanların bilgi birikimi, ekonomik ilişkileri ve kültürel bağları da ülkenin gelişmesine katkı sağlayabilir.
BGSAM açısından Türkiye ile Bulgaristan arasındaki toplumsal bağların güçlendirilmesi, iki ülkenin ortak yararına hizmet edebilecek stratejik bir alandır.
Özellikle gençlerin kültür, eğitim, bilim ve girişimcilik alanlarında buluşturulması uzun vadeli iş birliğini güçlendirebilir.
6. Yaşlıların Hafızası, Gençlerin Geleceğidir
Yotova’nın 1 Ekim tarihli açıklaması, yaşlı kuşakların toplumsal hafızadaki yerine dikkat çekmektedir.
Bu konu, Balkan toplumları açısından ayrı bir anlam taşır.
Çünkü Balkanların tarihi yalnızca devlet arşivlerinde yazılı değildir.
O tarih bazen bir dedenin anlattığı göç hikâyesinde, bazen bir ninenin hatırladığı eski köy adında, bazen de nesilden nesile aktarılan bir türküde yaşamaktadır.
Yaşlılarımız yalnızca geçmişin tanıkları değildir.
Onlar aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcılarıdır.
Gençlerle yaşlıları buluşturan kültürel projeler, kuşaklar arasındaki bağların korunmasına katkı sağlayabilir.
BGSAM olarak tarihî ve kültürel mirasın belgelenmesini, sözlü tarih çalışmalarının geliştirilmesini ve genç nesillere aktarılmasını önemli görüyoruz.
7. Uluslararası İlişkilerde İnsan Hakları ve Diplomasi
Yotova’nın Strasbourg ve Birleşmiş Milletler temaslarına ilişkin paylaşımlarında barış, güvenlik, insan hakları ve uluslararası iş birliği konuları öne çıkmaktadır.
Özellikle Kuzey Makedonya’daki Bulgar topluluklarının haklarına ilişkin açıklamaları, insan haklarının dış politika gündemindeki yerini göstermektedir.
Ancak insan hakları konusunda tutarlı bir yaklaşımın temel şartı evrenselliktir.
Bir ülkede yaşayan azınlıkların haklarını savunurken aynı ilkelerin kendi ülkesindeki bütün topluluklar için de geçerli olması gerekir.
BGSAM’ın yaklaşımı bu noktada açıktır:
İnsan hakları etnik kimliğe göre değişmemelidir.
Hukuk herkes için aynı güvenceyi sağlamalıdır.
Demokratik devletin itibarı, kendi vatandaşlarına gösterdiği adaletle de değerlendirilmelidir.
8. Stratejik Bakış: Söylemlerden Uygulamaya
Siyasette verilen mesajlar önemlidir. Ancak kalıcı güven, açıklamalar ile uygulamalar arasındaki tutarlılıktan doğar.
Yotova’nın paylaşımlarında öne çıkan uzlaşma, ekonomik kalkınma, gençlere fırsat sağlama, yaşlılara saygı ve uluslararası iş birliği gibi başlıkların somut politikalarla desteklenmesi gerekir.
Bu nedenle BGSAM açısından önümüzdeki dönemde değerlendirilmesi gereken temel konular şunlardır:
• Etnik ve kültürel farklılıklar gözetilmeksizin eşit vatandaşlık haklarının güvence altına alınması.
• Bölgesel kalkınma farklılıklarının azaltılması ve gençlere istihdam sağlanması.
• Demokratik kurumların bağımsızlığının ve hesap verebilirliğinin güçlendirilmesi.
• Eğitim, kültür ve ana dil haklarının hukuk çerçevesinde korunması.
• Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin ekonomik ve toplumsal boyutlarının geliştirilmesi.
• Siyasi kutuplaşma yerine demokratik diyalog kültürünün yaygınlaştırılması.
Bu hedefler herhangi bir siyasi kişinin ötesinde, Bulgaristan’ın uzun vadeli geleceğiyle ilgilidir.
Sonuç: Seçimler Geçer, Adaletin Bıraktığı İz Kalır
25 Ekim seçimleri yaklaşırken Bulgaristan’ın geleceği üzerine yürütülen tartışmaların merkezinde kişiler kadar ilkeler de bulunmalıdır.
Yotova’nın kamuoyuyla paylaştığı açıklamalar; demokratik rekabet, ortak vatandaşlık, toplumsal dayanışma ve kalkınma anlayışı bakımından incelenmeye değer mesajlar içermektedir.
Bununla birlikte her siyasi aktör gibi Yotova’nın da açıklamaları, geçmişteki uygulamaları, somut taahhütleri ve demokratik hesap verebilirlik ölçütleriyle değerlendirilmesi gerekir.
Bizler Bulgaristan’ın geleceğini yalnızca bir seçim sonucundan ibaret görmüyoruz.
Bizim arzumuz, Türk’ün de Bulgar’ın da Roman’ın da diğer bütün vatandaşların da kendisini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Bulgaristan’dır.
Çocukların geleceklerini kendi ülkelerinde kurabildiği, yaşlıların saygı gördüğü, gençlerin liyakatle yükseldiği, farklı görüşlerin düşmanlığa dönüşmediği bir devlet anlayışıdır.
Çünkü siyasi makamlar geçicidir.
Seçimler gelir ve geçer.
Ancak toplumların hafızasında adalet, insanlık ve geride bırakılan hizmetler kalır.
Bulgaristan’ın gerçek geleceği, bir kişinin kazandığı seçimde değil, bütün vatandaşların kazandığı adil bir düzende aranmalıdır.
Arzu ÜNAL BGSAM – Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi

