Batı Trakya’da Türk Okullarının Kapatılması Eğitim Hakkını Tehdit Ediyor

Araştırmacı ve yazar Gülten Rayimoğlu, Yunanistan’ın “Öğrenci Yetersizliği” gerekçesiyle Türk azınlık okullarının faaliyetlerini askıya almasına tepki göstererek, ana dilde eğitim hakkının ve okul özerkliğinin korunması çağrısında bulundu.

BATI TRAKYA – 19 Ekim 2026

Batı Trakya Türk Azınlığı, bölgede Türk azınlık ilkokullarının “öğrenci yetersizliği” gerekçesiyle kapatılması veya faaliyetlerinin geçici olarak askıya alınması nedeniyle eğitim hakkı ve kültürel kimliğin korunması konusunda önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

Araştırmacı ve yazar Gülten Rayimoğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, alınan kararların yalnızca idari bir uygulama olarak ele alınamayacağını belirterek, azınlık eğitiminin özel statüsüne ve uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gereken haklara dikkat çekti.

Lozan Antlaşması Ve Uluslararası Hukuk

Rayimoğlu, Batı Trakya’daki Türk azınlık eğitiminin genel eğitim sisteminden farklı, özel bir statüye sahip olduğunu ve bu statünün 1923 Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alındığını ifade etti.

Lozan Antlaşması’nın 40. ve 41. maddelerine işaret eden Rayimoğlu, Türk azınlığın kendi eğitim kurumlarını kurma ve yönetme hakkının yanı sıra ana dilinde eğitim imkânlarının korunması gerektiğini vurguladı. Azınlık temsilcileriyle yeterli diyalog kurulmadan alınan kararların uluslararası hukuk ve insan hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Okul Kapatmaları Kültürel Kimliği Etkiliyor

Rayimoğlu, okulların kapatılmasının yalnızca eğitim kurumlarının faaliyetlerinin sona ermesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda Türkçenin, geleneklerin ve kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasını da olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Okulların kapanması durumunda çocukların ana dillerinde eğitim alabilmek için daha uzak yerleşim yerlerine gitmek zorunda kalabileceğini belirten Rayimoğlu, bu durumun aileler üzerinde ekonomik ve psikolojik yük oluşturabileceğine dikkat çekti.

Azınlık okullarının Batı Trakya Türklerinin dilini ve kültürel kimliğini yaşatmada önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Rayimoğlu, eğitim kurumlarının korunmasının toplumsal devamlılık açısından taşıdığı önemi vurguladı.

Türkiye Ve Yunanistan Arasındaki Uygulamalar Gündemde

Rayimoğlu, Türkiye’de İstanbul ve Gökçeada’daki Rum azınlık okullarında öğrenci sayıları düşük olsa da eğitimin devam etmesi için kolaylıklar sağlandığını belirterek, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk azınlık okullarına yönelik uygulamalarını eleştirdi.

Bu yaklaşımın karşılıklılık ilkesi ve iyi komşuluk ilişkileri açısından sorun oluşturduğunu savunan Rayimoğlu, azınlık haklarının korunmasının iki ülke arasındaki ilişkiler bakımından da önem taşıdığını ifade etti.

Uluslararası Kamuoyuna Çağrı

Rayimoğlu, okul kapatmalarına ilişkin uygulamalardan vazgeçilmesi, eğitim alanındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi ve azınlık temsilcilerinin karar süreçlerine katılımının sağlanması çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği kurumlarını ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını da konuya duyarlı olmaya davet eden Rayimoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Türkçe-Yunanca iki dilli eğitim hakkının ve okul özerkliğinin korunması gerektiğini belirtti.

Rayimoğlu, çocukların ana dillerinde eğitim alma hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını vurgulayarak, Batı Trakya’daki Türk azınlık okullarının geleceği için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.Kaynak: conflict.tr